Bülent Turan ; “Çanakkale Milli Şuurun Başkentidir”

 

Bülent Turan ; “Çanakkale Milli Şuurun Başkentidir”

 

18032016_1_0002

 

AK Parti Grup Başkanvekili Av. Bülent Turan 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni değerlendirdi.

 

AK Parti Grup Başkanvekili Av. Bülent Turan 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni değerlendirdi. Turan yaptığı değerlendirmede 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 101. yılını kutladığını belirterek, kazanılmış zafer sayesinde Türkiye’nin dimdik ayakta kalarak dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi.

 

AK Parti Grup Başkanvekili Av. Bülent Turan açıklamasına şu şekilde devam etti.

 

“ 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 101. yılını kutluyoruz. Çanakkale’de düşmana karşı topyekün verilen onurlu mücadele tarihin sayfalarında yerini alıyor. Tüm imkânsızlıklarla verdiğimiz mücadele bir varoluş mücadelesiydi. Bu vatanı, bu milleti tarih sahnesinde yerle bir etmek isteyenler bütün imkânlarıyla üzerimize geldiler. Ancak milletimiz birlik ve beraberliği, üstün fedakârlığı, dayanışma ruhu ve manevi gücüyle dimdik ayakta kaldı ve tüm dünyaya bir mesaj gönderdi.

 

“Bu topraklarda başka bir gücün boyunduruğunda yaşamayı asla kabul etmiyoruz” dedi.

 

Düşmanın askeri çoktu, topu, tüfeği çoktu ama bu milletin inanmışlığı herşeyin üzerindeydi.  Çanakkale’yi destanlaştıran şey bu inanmışlıkla şehadete adeta koşa koşa giden genci yaşlısı vatanını milletini seven yüzbinlerdi.

 

Çanakkale Zaferi’nin 101. yılında ülkemiz çok daha güçlü, bağımsız ve istikrara sahip. Uzun bir aradan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti hak ettiği itibara dünya nezdinde sahip.

 

Bugün geçmişten gelen medeniyet algımızla uluslararası sistemin adaletsizliğini sorguluyoruz. Bu adaletsizliğin sonucu olarak farklı coğrafyalarda vücut bulan zulme en üst perdeden sesimizi yükseltiyoruz. Her nerede olursa olsun mazlumun yanında zalimin karşısındayız. Biz kabuklarımızı kırdıkça, dış politikada, ekonomide bağımsız ve iddialı politikalar yürüttükçe göze batmaya devam ediyoruz.  Sözümüz arttıkça önümüze daha çok engel çıkarıyorlar.

 

100 yıl önce bir milleti diz çöktürmek isteyenlerin yöntemi farklıydı bugün ise farklı. Ancak niyet hep aynı oldu. Türkiye ne zaman güçlenmeye başladıysa askerî müdahalelerle, muhtıralarla, iç karışıklıklarla önümüze set çekmeye çalıştılar.

 

Türkiye’nin algısı Edirne-Kars arasına sıkışsın istediler. Ne zaman ki bu algıyı yıkmaya başladık, kendi medeniyet coğrafyamızla buluşmaya başladık, bize saldırmaya başladılar. Hamdolsun ki her seferinde ayaklarımıza bağlanmak istenen bu prangalardan kurtulduk.

 

Terör örgütleri uluslararası güçlerin de desteğiyle 100 yıldır süre gelen bu anlayışın taşeronu oldu, olmaya da devam ediyor. Bugünlerde adı ne olursa olsun hem içeriden hem dışarıdan gelen terör tehdidinin tek bir amacı var. Bu millete diz çöktürmek. Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi. İstenen şuydu: “İçeride terörle uğraş, dışarıda sesini çıkarma”.

 

“Biz Çanakkale’yi “Milli şuurun Başkenti” olarak görüyoruz”

 

İşte bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey Çanakkale ruhu. Biz Çanakkale’yi “Milli şuurun Başkenti” olarak görüyoruz. Bugün ihtiyaç duyduğumuz milli şuur işte 100 yıl önce Çanakkale’de karşımıza çıkıyor. Birlik ve beraberlikle en zor koşullarda nasıl dayanışma örneği sergilenir o dönemden öğreniyoruz.

 

Üstün fedakârlık gösterilmemiş olsaydı “Çanakkale geçilmez” diyebilir miydik? Dayanışma olmasa, bütünlük olmasa zaferden söz edebilir miydik? Toplumun tamamına yayılan bu bilinçle inşallah milletimize kurulan tuzakların tamamı yine boşa çıkacaktır.

 

Başta Çanakkale şehitleri olmak üzere bu topraklarda bağımsızlığımızın, birlik ve bütünlüğümüzün mimarı bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz.

 

Ekmiş oldukları tohumları yeşertmek ve büyütmek, Çanakkale’mize olan borcumuzu ödemek için gece gündüz çalışıyoruz, artan motivasyonla çalışmaya devam edeceğiz.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.