Ç.KALE’DE ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Çanakkale’de 2017-2018 adli yılı törenle açıldı.

Yeni Adli Yıl Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören ile açıldı. Törene, Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan, Baro Yönetin Kurulu Üyeleri ve önceki Baro Başkanları ve birçok avukat katıldı.

Tören, Atatürk Anıtına Çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan bir konuşma yaptı.

Şarlan konuşmasında; “Değerli Hukukçular,

Bugün sadece yeni adli yıl açılış gününde değil, hukukun üstünlüğünün haykırıldığı özel bir gündeyiz. Toplumun son bireyi adalete olan inancını kaybetmediği sürece bu haykırış ve bu umut hep olacaktır.

Bu umutla, yeni adli yılda, hukuk devletinin gereğini yerine getirmek için çabalayacak değerli hakim ve savcılara, kıymetli meslektaşlarıma ve tüm yargı çalışanlarına kalpten teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.

Biz avukatlar, bu adli yılda da hukuk devletini hakim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bağımsız, tarafsız, güven veren ideal hukuk sisteminin takipçisi olacağız.

İnanıyorum ki bu süreçte yalnız değiliz. Bizlerle olan, halkımız var. Bu halk biliyor ki bağımsız ve tarafsız yargı, hak ve özgürlüklerinin en büyük güvencesidir.

Tarih boyunca yaşadığımız tecrübelerden, hukukun; hava, su ve ekmek kadar zorunlu olduğunu öğrendik. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine uygun olarak, hukuk devletini sahiplenmeye ve korumaya devam edeceğiz.

Saygıdeğer Meslektaşlarım,

Adaleti olmayan bir devletin sahibi çok olur. Adaleti olmayanın huzuru olmaz.

Hukuku olmayan bir millet olmaz. Millet olmayanın sarılacak bir bayrağı olmaz.

Hukuk olmazsa; hukuk dışı yol ve yöntemler güç kazanır. Birlik ve dirlik biter. Yargı bağımsızlığı olmayan toplumların geleceği olmaz.

Hukuk olmazsa; o ülkelerde üretime yönelik yatırımlar azalır. Bu da beraberinde işsizlik ve fakirlik getirir. Toplumun refah seviyesi düşer.

Hukuk olmazsa; bireyin yaşama sevinci, geleceğe dair umutları yeşermez. Adaletten yoksun olan toplumlar sadece haklarını kaybetmiş olmaz, iyiye ve güzele olan inancını, geleceğe dair tüm umutlarını kaybeder.

Kıymetli Katılımcılar,

Bu adli yılda adalette liyakat daha fazla önem kazanıyor. Liyakat olmazsa neler olacağını gördük.

Kişiye ve zamana göre değil, her zaman ve herkes için adaleti gözetmeliyiz.

Yeni adli yılda bağımsızlık, tarafsızlık ve objektifliği tüm çalışmalarında benimseyen, zümre hakimiyetine izin vermeyen, görünüşte değil, esasta şeffaf bir yargı anlayışı içinde adalet görevini yerine getirmek görevimiz olmalıdır.

Hâkimiyle, savcısıyla, avukatıyla yargı camiası itibar ve güven noktasında hiç bu kadar tartışılmamıştı. Bizler yargının artık itibar ve güven anlamında olması gereken yerde olmasını istiyoruz

Vatandaşımızı, hukuk ve adalet ortak değerlerinde birleştirmeliyiz.

Mevlana diyorki “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.” Buradaki herkesin ortak duygusu; hukuk devletidir, hukukun üstünlüğüdür, demokrasidir. Bu kavramlara daha fazla sahip çıkmalıyız.

Ülkemizde; hukukun üstünlüğüne bağlı, adaletin gerçekleşmesinden ve savunmanın varlığından yana olan saygın, cesur ve onurlu hukukçuların varlığı, geleceğimizin en büyük güvencedir.

Değerli Hukukçular,

Her hukuk düzeninde suçlayan ve yargılayan vardır. Ancak sadece demokrasilerde etkin ve bağımsız savunma vardır. Böyle bakıldığında, hâkimi ve savcıyı hukuk devletinin hâkimi ve savcısı yapan, avukattır.

Adaletsiz millet, avukatsız adalet olmaz. Yaptığımız meslek, adaletin teminatıdır. Mesleğimize yönelik yapılan her türlü saldırı, aslen savunma hakkına,  hukuk devletine, kişi hak ve özgürlüklerine yapılan saldırıdır.

Unutulmasın ki savunma, şekli unsur olarak gösterilemez, boyun eğmez, eğdirilemez.

Değerli meslektaşlarım,

Yeni adli yılda da; hâkimlerimiz ve savcılarımızdan, Avukatlara yönelik şiddet eylemlerinde, bu eylemin bir hâkim ve savcıya yapılması durumunda nasıl tavır alacaklar ise, aynı tavrı göstermelerini bekliyoruz.

Avukatın saygınlığının olmadığı veya korunmadığı bir ülkede, hakim ve savcının, aynı şekilde hakim ve savcının saygınlığının olmadığı veya korunmadığı bir ülkede avukatın saygınlığı olmaz.

Avukatın hakkının ihlal edildiği bir yerde, aslında vatandaşın hak ve özgürlüklerinin sınırlandığını unutmamalıyız.

Hepimizin temel bir gayesi var; hakimiyle, savcısıyla, avukatıyla, tüm adliye personeliyle, sağlıklı ve başarılı bir yargı hizmetini sunabilmek. Bunun için üzerimize düşeni hep birlikte yapmalıyız.

Değerli Hukukçular,

Avukatların, meslek alanlarını daraltan kanunlar düzenlenmemelidir. Benzer anlayış Mahkeme kararlarına da yansımalıdır.

Vekalet ücreti avukata aittir. Avukatlar için vekalet ücretini savunma hakkının en önemli parçası olduğunu belirterek 7 Eylül de Anayasa Mahkemesinin bu yönde gereken kararı alacağına inanıyoruz.

Hukuk Fakültesi sayındaki artışa bağlı olarak hukuk eğitiminde kalite düşmektedir. Hukuk eğitimi kalitesi düşürülmemelidir. Bu konu çok hassas bir konudur. Bunun sıkıntılarını ileride beraber yaşarız.

Hukuk Fakültelerinde 60 bin öğrenci bulunmaktadır. Bu sayıya göre önümüzdeki 5 yılda avukat sayısının %60 oranında artacağı öngörülmektedir. Bu sebeple Avukatlık sınavı kaçınılmazdır.

Hak arama hürriyetine uygulanan KDV oranı %18 iken mücevhere uygulana KDV oranı %0 dır. Bu durum üzerine düşünülmesi ve gereği yapılması gereken bir konudur.

Avukat kimliğimiz bazı kurumlarda hala tanınmıyor, yeşil pasaport sorunumuz hala çözülmüyor.

CMK avukatlarının ücret sorunu hala giderilmiyor.

Genç avukatlarımız ve stajyer avukatlarımızın mesleğin başındaki sorunları görmezden geliniyor.

Bekliyoruz ve istiyoruz ki artık mesleki sorunlarımıza çözüm bulunsun.

Değerli Hukukçular,

Biz Avukatlar,

Bu ADLİ YILDA; mesleki sorunlarımıza sahip çıkarken, toplumsal hayatın getirdiği her hukuki sorunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Bu ADLİ YILDA; İnsan hak ve özgürlüklerini her ortamda korumayı sürdüreceğiz.

Bu ADLİ YILDA; hukukun üstünlüğü ile yargı bağımsızlığının savunucusu olacağız.

Bu ADLİ YILDA; siyasetin ilgisinden uzak, bağımsız ve tarafsız bir yargı için diyalog ve işbirliği içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Bu ADLİ YILDA; hukuk devletine daha çok sahip çıkacağız.

Bu ADLİ YILDA; Atatürk’ün 1925 yılında hayalini kurduğu, “Zayıf ama haklı olanların en güçlü durumda olmaları, adliyemizin en belirgin özelliği ve ülküsüdür” dediği yargıya ulaşmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Bu ADLİ YILDA; insan hak ve özgürlükleri ihlalleri yaşanmasın.

Bu ADLİ YILDA; demokrasimiz daha da gelişsin.

Bu ADLİ YILDA; savunmaya saygı duyularak sorunlar tartışılsın, samimi olarak çözüm yolları aransın.

Bu ADLİ YILDA; hukuk devleti kazanacak, hak ve özgürlükler kazanacaktır.

Yeni Adli Yıl, savunmanın yılı olsun. Yeni Adli Yıl, bağımsız ve tarafsız hakimlerin, savcıların yılı olsun. Yeni Adli Yıl, adalete güvenin arttığı bir yıl olsun.

“Çanakkale Geçilmez, hukuk devleti ve demokrasiden asla vazgeçilmez” diyerek Yeni Adli Yılın meslektaşlarımıza, yargı camiamıza, ülkemize ve adalet bekleyen tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor, Çanakkale Barosu ve şahsım adına herkese saygılar sunuyorum.