Çanakkale’ye Umut Olan ‘100 Liralık Kaime’ Yeniden Hayat Buluyor

Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken 1914 yılında gönüllü olarak Çanakkale Savaşı’na katılan 17 yaşındaki Osmanlı Zabit Namzeti Asteğmen Mehmet Muzaffer’in ‘100 Liralık Kaime’si yeniden basılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Mehmetçiğin Çanakkale’de akıttığı altından kıymetli kanın simgesi olan ve ”Çanakkale Parası” olarak anılan kaime, bakanlığın restorasyon ve tıpkıbasım çalışmalarıyla yeniden hayat bulacak. Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nda, el yazması eserlerin yenileme çalışmalarının yapıldığı laboratuvarda incelemelerde bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, yüz yıllık mirasın tıpkıbasımının önümüzdeki günlerde tamamlanacağını söyledi. Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, İçişleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Dairesi iş birliğiyle çalışmaları 2 aydır devam eden kaime, önümüzdeki günlerde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edilecek.

Çanakkale Parası”nın hikayesi
Henüz Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken gönüllü olarak Çanakkale Savaşı’na katılan 17 yaşındaki Asteğmen Mehmet Muzaffer, Çanakkale’ye vardığında harp durmuştu.

Çanakkale’de birliğin alay karargahında “zabit namzeti” olarak görev alan ve aldığı emir gereği İstanbul’a kamyon ve otomobil lastiği satın almak için gelen Mehmet Muzaffer, bunun için lazım olan parayı almak üzere Erkan-ı Harbiye’ye gitti. Burada bir kaymakamın huzuruna çıkan Muzaffer, kaymakamdan “Ben askerin ayağına postal, sırtına kaput alacak parayı bulamıyorum. Sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun. Para yok.” yanıtını aldı.

Elindeki iki kamyon ve iki binek arabası lastiksiz kalan ve en sonunda Karaköy’de bir Yahudi tüccarda istediklerini bulan fakat parası olmayan Muzaffer, tüccara 100 altın karşılığına gelen bir yüzlük kaime verdi.

Sonradan bu kaimenin Muzaffer’in çini mürekkebi ve boya ile gerçeğinden bir bakışta ayırt edilemeyecek şekilde yaptığı taklit para olduğu anlaşıldı. Çanakkale için ihtiyaç duyulan lastikleri almak amacıyla sahte para yapmak zorunda kalan Muzaffer, paranın üzerine bir de “Bedeli Çanakkale’de altın olarak tesviye olunacaktır.” notunu düşmüştü.

Muzaffer’in burada “altın” dediği, Çanakkale’de Mehmetçik’in akıttığı, altından da kıymetli kanını ifade ediyordu.