Yahya Çavuş’un Torunu Dedesini Anlattı

Çanakkale Savaşları’nda, Ertuğrul Koyu çıkarmasında 67 askeriyle, İngiliz kuvvetlerinin karaya çıkışını geciktiren Ezineli Yahya Çavuş’un, Kıbrıs Barış Harekatı’nda gazi olan torunu Mustafa Canbaz, dedesinin kahramanlıklarını unutamıyor.

Çanakkale Savaşlarında, 25 Nisan 1915’teki Ertuğrul Koyu çıkarmasında 67 askeriyle, İngiliz kuvvetlerinin karaya çıkışını geciktiren Ezineli Yahya Çavuş‘un, Kıbrıs Barış Harekatı’nda gazi olan torunu Mustafa Canbaz, dedesinin kahramanlığını anlattı.

Canbaz, yaptığı açıklamada, dedesi Yahya Çavuş’un şehit olduğunda babasının 1,5 yaşında öksüz kaldığını söyledi.

Dedesinin abidesini ziyaret ettiklerinde gururlandıklarını dile getiren Canbaz, şunları belirtti:

”Dedem, düşmanı ilk karşılayan askerlerden. 67 askeriyle uzun süre mücadele vermiş. Gelen düşman askerine önemli zayiat verdirmiş. Yakın arkadaşları şehit olmuş. Kendisi de bacağından yaralanmış. Yarasını kemerle sarıp geri çekilmiş. Hastanede tedavi gördükten sonra komutanı, ‘Yahya, git istirahat et, sağlıklı olarak tekrar orduya katılırsın.’ demiş. Bunun üzerine dedem Yahya Çavuş, ‘Arkadaşlarım cephede savaşırken ben yatamam.’ demiş. Daha sonra ayağa kalkıp savaşa devam etmiş.”

“Bize bıraktığı belgelerin değerini bilemedik”

Canbaz, babası doğduktan sonra dedesinin köye geldiğini belirterek, “Dedem, babamı görmek için köye gelmiş. Kız kardeşine birtakım evrak ve belge bırakmış. Ama bu evrak ve belgeler bize ulaşmadı. Çünkü o zaman için değerini bilememişler. Yırtmışlar, sigara sarıp içmişler. Kendisine ait hiçbir evrakın bizde kalmamasından dolayı pişmanlık yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gençlere dürüstlük tavsiyesinde bulunan Canbaz, “Bu vatan hepimizin. Buralara gelip görsünler. Burada insanlar çok değişik duygulara sahip oluyor. Bu yaz Yahya Çavuş’un tüm torunlarını bir araya getirip abidede buluşmayı planlıyoruz.” dedi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Ersin Avcı da Yahya Çavuş’un sorumluluğundaki 67 askerle İngiliz alayına karşı savaştığını belirtti.

Avcı, Yahya Çavuş’un Çanakkale Savaşı’nda önemli bir inisiyatif aldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Yahya Çavuş üstlendiği sorumlulukla tarihin seyrini değiştirmiştir. 25 Nisan’da büyük çıkarma 3 alanda birden yapılmaya başlandığında burada askerlerimize karşı baskın planlıyorlar. Seddülbahir’i koruyan askerlerimiz çok kısa sürede şehit oluyor. Aytepe ve Gözcübaba Tepesi’ndeki askerlerimiz kalıyor. Bu askerlerin başında ise Yahya Çavuş var. Yahya Çavuş’un asıl vazifesi düşmanın nereden çıktığını söylemek ve komutanlarının verdiği emre uyup geri çekilerek arkadaki müdafaa hattına katılmak. Ancak Yahya Çavuş daha önce katıldığı Balkan Savaşları’nda ‘Bir daha düşmanla karşılaşırsam geri çekilmeyeceğim.’ diye yemin etmiş. O yemini burada uygulamış. Yanındaki askerler de ona destek verince burada gerçekten sağlam bir müdafaa mücadelesi başlamış. Düşmana 5 saatlik hayati süre kaybettirmiş.”

“Hikayeleri Atatürk ile benzer”

Yahya Çavuş ve askerlerinin mücadelesi sırasında Alçıtepe’de İngiliz ve Fransız müttefik gücünün 267 gün boyunca kıramadığı bir müdafaa hattı kurulduğunu aktaran Avcı, şu ifadelere yer verdi:

“O gün Çanakkale Savaşı’nın tüm çehresi değişiyor. Yine aynı gün Mustafa Kemal Atatürk’ün Conkbayırı’nda Anzaklar’ın tepeye çıkışını görev yeri orası olmamasına rağmen inisiyatif alarak durdurması çok önemli. İnisiyatif alma açısından bakıldığından Yahya Çavuş ve Mustafa Kemal’in hikayesi gençler açısından çok önemli bir kişisel gelişim dersi. Kahramanlık, marjinallik değil, sonuçlarını öngörerek bedenini taşın altına koymaktır. Çanakkale Savaşı, İstanbul’u korumak üzere yapılmıştı. İstanbul, Osmanlı’nın başkentiydi. Halife ve hakanlar yurdunun giriş kapısı Çanakkale’yi kurcalayan düşmana karşı dik duruştu. Bu dik duruşta en önemli figürlerden biri Ezineli Yahya Çavuş’tur.”