ÇTSO EKİM 2019 OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

Meclis açılış konuşmasını yapan Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Osman OKYAY;” BİR KEZ DAHA ÇOK KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ. ÜLKEMİZ İÇİN BİR BEKA SORUNU HALİNE GELEN GÜNEY SINIRLARIMIZDAKİ SORUNLARA NEŞTER VURMAK ÜZERE TEYAKKUZ HALİNDEYİZ. SURİYE’NİN KUZEYİNDE ARTIK AN MESELESİ HALİNE GELEN BARIŞ PINARLARI HAREKÂTI İÇİN DEVLETİMİZE, KAHRAMAN ORDUMUZA BAŞARILAR DİLİYORUM. ALLAH MUHAFAZA ETSİN.”

 

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahrettin ERSOY; “VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE, HUZUR VE GÜVENLİĞİMİZE YÖNELİK TEHDİT OLUŞTURAN HER TÜRLÜ TERÖRÜ LANETLEDİĞİMİZİ BİR KEZ DAHA VURGULUYOR VE BU YÖNDE YAPILAN MÜCADELEDE DEVLETİMİZİN YANINDA OLDUĞUMUZU BELİRTMEK İSTİYORUM. ALLAH ORDUMUZU MUZAFFER KILSIN.”

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ekim 2019 ayı olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleştirildi.

 

Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay; “Ekim ayı Meclisimizde, piyasaların sağlıklı işlemesinde çok önemli bir işlev gören Kredi Garanti Fonu’nun Balıkesir Şubesi Müdürü Sayın Kubilay Özbay’ı misafir ediyoruz. Kendisi bize KGF’deki son düzenlemelerle getirilen yenilikler ve nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda bilgi verecek. Kubilay Bey hoş geldiniz. Kıymetli üyeler, Bir kez daha çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Ülkemiz için bir beka sorunu haline gelen güney sınırlarımızdaki sorunlara neşter vurmak üzere teyakkuz halindeyiz.   

Suriye’nin kuzeyinde artık an meselesi haline gelen Barış Pınarları harekatı için devletimize, kahraman ordumuza başarılar diliyorum. Allah muhafaza etsin. Suriye’nin kuzeyinin terör odaklarından temizlenip yıllardır misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimiz için yurt haline getirilmesi idealinin, bölge için en insani çözüm olduğuna hiç şüphe yok. Bu nedenle bütün medeni ülkelerden bu ulvi amaca saygı ve destek bekliyoruz. İnşallah bu süreç, tek bir Mehmetçiğin burnu bile kanamadan başarıyla sona erdirilir.

Kıymetli dostlar, Yılın ilk üç çeyreğini geride bıraktık. Görünen o ki bir yıllık aradan sonra hemen hemen bütün önemli makro göstergeler, kur atağından önceki seviyesine döndü. Elbette bu spekülatif atak vatandaşın alım gücünden şirketlerimizin mali yapısına, kamu maliyesinden yabancı yatırımlara kadar önemli bir hasar ve maliyet bıraktı. Ama ben Alman filozof Niçe’nin dediği gibi “Bizi öldürmeyen şeyin güçlendirdiğine” inananlardanım.  Yaşadığımız spekülatif atak, kırılganlıklarımızı görmemiz ve gerekli önlemleri almamız için de bir fırsat yarattı.

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın “değişim başlıyor” sloganıyla geçen hafta açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’nın bu anlayışla hazırlandığını gördük.

 

▪ Teknoloji odaklı üretim ekonomisini merkez alan,

▪ Cari açığı azaltmaya konsantre olmuş,

▪ Dolarizasyonu minimize etmeyi hedefleyen,

▪ Ve yüzde 5 büyümenin altını öngörmeyen bir programla yürümenin ülkemiz için isabetli olduğunu düşünüyorum.

 

Bugün artık yaralarımızı hızla sarıp ileriye doğru bakma zamanı. Elbette hala çok yüksek seyreden faizlerin, üst üste gelen zamların ve giderek sertleşen rekabetin birçoğumuzu kara kara düşündürdüğünü biliyorum. Ama rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi enseyi karartmanın kimseye bir faydası olmadığını da biliyorum.

“YARINIMIZI BUGÜNDEN ANLAMLI KILMAK İÇİN NEYİ, NASIL DAHA İYİ YAPABİLECEĞİMİZE KONSANTRE OLMAMIZ ŞART”

Bakınız,19 Eylül’de Truva Müzesi’nde yapılan Aklım Fikrim Çanakkale kongresinde bu kentin sürdürülebilir ve akıllı büyümesi için çok önemli bilgiler verildi, tartışmalar yapıldı. 18 Mart Çanakkale Köprüsü hızla sona yaklaşırken Çanakkale’nin akıllı büyüme için bu rüzgarı nasıl arkasına alacağını bugünden ve hızlıca ortaya koyup uygulamaya geçmesinde yarar görüyorum.

Kıymetli üyeler, Gündeme geçmeden önce Meclisimiz adına birkaç tebrikte bulunmayı borç biliyorum. Sualtı serbest dalışta bir kez daha Dünya Şampiyonu olan kızımız Şahika Encümen’in başarılarının devamını diliyorum. Kent Konseyi’nin yeni Başkanı Sayın Evren Kızoğlu’nu tebrik ediyorum. Ve son atamalarla gazi şehrimiz Gaziantep’ten şehrimize atanan yeni Emniyet Müdürümüz Sayın Faruk Karaduman’a bu yeni görevinde başarılar diliyor, bir önceki Emniyet Müdürümüz Sn. Celal Sel’e de şehrimizin güvenliği için göstermiş olduğu gayretlerinden ötürü teşekkür ediyorum. Şimdi müsaadenizle gündeme geçiyorum

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu adına Ekim ayı olağan Meclis konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahrettin ERSOY;” Sayın Meclis Başkanım,    Değerli Meclis Üyeleri, Kredi Garanti Fonu Balıkesir Şube Müdürü Sayın Kubilay Bey, Kıymetli basın mensupları, 2019 yılının son çeyreğinde Ekim ayı Meclis toplantımızda sizleri şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına saygı ile selamlıyorum, hoş geldiniz.

Konuşmama başlamadan önce ; Vatanımızın bütünlüğüne, huzur ve güvenliğimize yönelik tehdit oluşturan her türlü terörü lanetlediğimizi bir kez daha vurguluyor ve bu yönde yapılan mücadelede Devletimizin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Allah Ordumuzu muzaffer kılsın.

Sayın Meclis Üyeleri, Ateş çemberinin içinde olsak da hayat devam ediyor, ekmek kavgası sürüyor. İş dünyası olarak biz de mücadelemizi sürdürüyoruz. Yatırım ve üretim hedeflerimiz için çalışıyoruz.

Geçen ayki toplantımızın ardından 49 üyemiz aramıza katıldı, 18 üyemiz kaydını sildirdi. Bugün itibarıyle üye sayımız 7454’e ulaşmıştır.

16-20 Eylül 2019 tarihleri arasında kutladığımız Ahilik Haftasında , ahilik kültürüne ve bu anlayışa her zamankinden fazla ihtiyacımız olduğunu bir kez daha hissettik.

20 no’lu Meslek Grubu Üyelerimiz ile sinerji toplantımızda bir araya geldik. Eğitim, sağlık ve basın sektöründen oluşan bu meslek grubumuz aralarında bir çalışma grubu oluşturdular ve eğitim ile ilgili bir rapor hazırladılar. Bunu gerekli yerlere ilettik ve takipçisi olacağız.

Ankara’da düzenlenen Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesine katıldık. Coğrafi işareti olan ürünlerimiz ile potansiyel ürünleri tanıttık.

Biga Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen Çanakkale İli Oda ve Borsaları Yönetim Kurulları Ortak Toplantısına katıldık. TOBB Sektör Meclisleri ile ilgili taleplerimizi içeren yazımızı ortak hazırladık. Ayrıca ortak sorunumuz olan bürokrasi de gündeme geldi. Bizler hepimiz attığımız imzadan da atmadığımız imzadan da sorumluyuz. Bürokrat öyle mi ? Bürokratın atmadığı imzadan da sorumlu yine biziz. İmza atmadığı süreçte yönetmelik değişir, bizim yatırım maliyetlerimiz değişir, bunlardan sorumlu yine biz oluruz.

Şunun çok iyi sorgulanması gerekiyor. Devlet onca teşvik çıkarıyor, destekler açıklıyor, hibe veriyor. Ama iş dünyası ilgilenmiyor. Niye ilgilenmiyor? Çünkü bürokrasiden, işi yokuşa süren bürokrattan bıkmış. İş dünyasının başarısı kamu personelinin, bürokratın zihniyeti ile doğrudan alakalıdır.

21 no’lu Meslek Grubu Üyelerimiz ile de toplanarak bir turu daha tamamladık. Sektörün sorunlarını bir rapor halinde TOBB’a ilettik ve takip ediyoruz. Sayın Meclis Üyeleri, hep iş iş biraz konuyu değiştirmek istiyorum. Biliyorsunuz Odamızın bir voleybol takımımı var. Geçen hafta onlarla bir araya geldik ve inşallah bu yıl turnuvayı biz düzenleyeceğiz. Kurumlara yazılarımızı gönderdik.

GMKA, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Odamız işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz bir organizasyon ile dün ilgili sektör temsilcilerimizle beraber Çin’in en büyük seyahat acentelerinin ve tur operatörlerinin temsilcileri ile bir toplantı yaptık. 04-07 Kasım 2019 tarihleri arasında Sırbistan’da mobilya sektörüne yönelik Fuara KOSGEB destekli iş gezisi düzenliyoruz.

Sayın Meclis Üyeleri, Bugün misafirimiz var, bankalarla işi olmayan kimse aramızda yoktur herhalde. Biz bu konuları çok konuşuyoruz, dertleşiyoruz. Kredi Garanti Fonu da bir anlamda bankaların iş ortağı. Lütfen çekinmeden sorularınızı sorun.

Ben sözlerime son verirken bu ay idrak edeceğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın 96. Yılını şimdiden kutluyor, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu Vatan için can veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.” diyerek Ekim ayı olağan Meclis toplantısı konuşmasını tamamladı.

Kredi Garanti Fonu Balıkesir Şube Müdürü Kubilay Özbay tarafından kısa adı KGF olan Kredi Garanti Fonu’nun başvuru süreçleri ve fonun firmalara sağladığı faydalar hakkında bilgilendirme sunumu yaparak, konuyla ilgili soruları cevapladı.

Hesap İnceleme Komisyonu’nun 2019 Eylül ayı mizanı ile ilgili raporunun okunması ve onaylanmasının ardından, azami fiyat tarife talebi görüşüldü. Gündeme gelebilecek diğer konularda söz alan Meclis Başkanı Osman Okyay, “Ben bir şeyler daha söylemek istiyorum. Benim STK’lardaki görevlerimden bir tanesi de Türk-Amerikan İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği.  Ben politik konular dışında ticaretle ilgili konular hakkında bir şeyler söyleyeceğim. Son günlerde Amerika ile biliyorsunuz ticarete girmek, yüz milyar dolara çıkartmak diye karşılıklı bir kararlı duruş var. Bunu özellikle üzerine basarak vurgulamak istiyorum, çok ciddi bir hedef var orada.  Bunun gerçekleşmesi için gerçekten çok samimi çalışmalar var iç taraftada. Türkiye olarak ihracatımızı arttırmaya dönük olarak bu durum her zaman çok istediğimiz bir konu olmakla beraber ilk defa karşı taraftan da çok benzer bir istek görüyoruz. Amerikan Ticaret Bakanı’nın Türkiye gelip 5 gün geçirmesi tarihte görülmüş bir şey değil. Tarih derken bizim tarihimizde değil dünya tarihinde de görülmüş bir şey değil. Yani Bakanlıklar bir Ülkeye birkaç saatlik toplantı için giderler. Sabah gider akşam çıkarlar normalde. 5 gün burada geçirmiş olması önemli. Ben iki toplantıya girdim kendisiyle. İkisinde de söz alma imkanım oldu, hatta sektörel bazlı görüşmeler oldu. Ama karşılıklı iki Ülkenin beraber belirlediği sektörler var. Onlar; Sivil Havacılık, Enerji, Tıbbi Cihazlar, Kimya, Otomotiv Yan Sanayi, Hazır Giyim, Ev Tekstili, Mücevherat, Beyaz Eşya, İnşaat Malzemeleri ve Mobilya. Şimdi bu sektörler her iki tarafın da ticareti arttırmaya dönük olarak öne çıkarttığı sektörler. Bu sektörlerde tahmin ediyorum bazı teşvikler devreye girecektir bu ticarete dönük olarak. Fakat orada direk bu konu da biraz evvel söylediğim gibi çok hızlı hareket etmek yönünde ciddi bir istek var iki tarafta da ve hızlı sonuç almaya dönük. Yani  bugün işte şu sektörlere yatırım yapalım da bu konu da inşallah ticaret artar diye bir şey değil yani. Yarın ne satarım? yönünde.  Siz ne satabilirsiniz, biz ne satabiliriz? Bu anlamda verilen bu sektörler çok hızlı ticareti tabiî ki yani en azından bir misline çıkarmak gibi. Bu arada yüz milyarı elli elli bölüşmek şeklinde de bir anlaşma var karşılıklı. Yani elli milyar dolar her iki tarafta birbirine ihracat yapacak şeklinde de düşünebilirsiniz. Toplam yüz milyar dolar dış ticaretin kırılımı da böyle planlanıyor. Bu aslında ciddi bir potansiyel Türkiye için. Yani Türkiye’nin ihracatı yüz elli milyar artı eksi bu rakamlarda gezdiğini düşünürseniz  elli milyar kadar bir ihracat Amerika’daki bir pazarın bir anda üçte biri anlamına geliyor. Dolayısıyla çok ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Devletler bunu çok ciddiye almış vaziyette tahmin ediyorum gene tekrar ediyorum ama çok ciddi teşvik gelebilir bu anlamda. Şöyle söyleyeyim ne kadar önemli olduğunu anlatmak adına, Amerika Ticaret Bakanı “Türkiye’ye ihraç edilen ürünlerle ilgili şirket temsilcilerini belirleyin, onları gönderin Amerika’ya ben onların karşısında satın alma yöntemi tutacağım” dedi. Yani bu bazda şirketler konumunda Amerika Ticaret Bakanı randevu ayarlamakla uğraşıyor. Yani bu kadar hızlı bir şekilde işe girilmiş vaziyette. Burada da öne çıkan bir iki konu var; Amerika ticaretinin önünde engel olan.. Bir tanesi tabiî ki mesafe dolayısıyla nakliyesi yüksek olan ürünlerde bu ciddi bir engel. Bunlara karşı belki teşvik gibi vs. bir şeyler olabilir. İkincisi Amerika pazarının çok büyük olması ciddi bir sorun. O kadar büyük bir pazara kim verecek? Şimdi ben mesela bizim sektörümüz ile  ilgili konuşayım. Seramik sektöründe Amerika’da büyük alıcılardan bir tanesi yapı marketlerden bir tanesi bütün mağazalarında vitrinine seramik koymaya kalksa sizin kapasitenizi yer bitirir. Yani çok ölçek farkı var. Ciddi ölçek farkı var. Dolayısıyla o firmalara açıkçası hizmet edebilecek büyüklükteki yapılar ile çalışmak istiyorlar. Bu Amerikan Ticaret Bakanı’nın teklifidir, siz Türkiye’de birlikler oluşturun, Onun bir de sözcüsü olsun diyorlar. O gitsin firmaya anlatsın, ondan sonra gelsin burada ürettirsin seramik sektöründeki firmalara ve nakletsin gibi. Böyle bir takım birleşmeleri, birlik kurmaya yönelik bizi teşvik ediyorlar. Çünkü oradaki büyüklüğe hizmet edebilmek Türkiye’deki firmalarda çok mümkün görünmüyor. Herhangi bir sektör için söylüyorum bunu. İkinci de tabi standartlar, gerek kalite standardı, gerekse endüstriyel standartlar. Mesela Amerika’ya bu kadar güçlü olmasına rağmen satış yapamadığımız bir sektör otomotiv. Yani otomotiv standardı o kadar farklı ki dünyanın gerisinden onun için bir türlü otomotiv firmalarımızla şey yapamıyoruz. Yani o standart için ayrı bir üretim hattı kurmak vs üretim hattında değişiklikler yapmak gibi şeylere girmiyorlar. Dolayısıyla çok düşük yani bitmiş. Araba ihracatımız çok düşük. Yedek parça tarafı biraz daha hızlı. Bu standart mesela bizim vitrifiyede de aynı şey vardı. Bambaşka bir vitrifiye standartları var Amerika’nın. Dolayısıyla bakıyorsunuz ihracat rakamına düşüktür. Dolayısıyla bu tip engeller var. Bunlardan bir kısmı kolay aşılabilecek engeller var, bir kısmı da belki teşvik mekanizmalarıyla çözülebilecek engeller. Ancak öyle ciddi bir çalışma var. Bunu burada sizlerle paylaşmak istedim. Yani bu konuyu gündemde tutmakta fayda var. Özellikle üretici konumunda olan arkadaşlar için bunu söylemek istedim. Bu ticaret karşılıklı, iki tarafın da çok arkasında sağlam duran ve çok çalıştığı bir konu. Bunun arkasında benim tahminim iki ülke ilişkilerinde ticaretin artmasıyla alakalı, yatırımların artmasıyla alakalı birbirinden vazgeçemez iki Ülke konumuna getirmek gibi bir hedef var herhalde. Dolayısıyla bu anlamda hani önemli bir potansiyel var üretici firmalar için. Buradaki gelişmeleri yakından takip etmekte fayda var diye düşünüyorum. Sizlerle paylaşmak istedim.” açıklamalarının ardından Meclis oturumu tamamladı.