Per. Oca 16th, 2020

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

Ezine’de 17 yaşındaki genç kız 2 kovan arının saldırısına uğradı

7 min read

Ezine’de 17 yaşındaki lise öğrencisi Hilal Yavaş 2 kovan arının saldırısına uğradı. Yavaş’ın vücudundan 2o0 den fazla iğne çıkarıldı.

Ezine’de meydana gelen olayda, akşam arkadaşıyla birlikte yürüyüş yaptıktan sonra evine dönen 17 yaşındaki genç kız Hilal Yavaş, sahiplerinin kovanların kapaklarını açtığı iddia edilen 2 kovan arının saldırısına uğradı.

Hilal Yavaş bu yıl 12 sınıfa başlayacağı ve üniversite sınavlarına katılacağı için uzun ders çalışma programının ardından her akşam arkadaşıyla birlikte evlerinin bulundukları mahallede yürüyüşe çıktıklarını belirterek saldırının da bu anlarda evlerine yakın bir yerde meydana geldiğini ifade etti.

Yavaş, “Ben bu yıl on ikinci sınıfa geçtiğim ve üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. O yüzdende arkadaşımla birlikte gündüzleri çok ders çalıştığım için akşam çok geç saat olmadan saat altı gibi yürüyüşe çıkıyoruz ve ezan okunmadan da eve dönüyoruz. Yine her akşam geldiğimiz güzergahtan ve geçtiğimiz yerden eve dönerken arıların bulunduğu evin önünden geçerken bir anda kafamda en az yüz tane arıların olduğunu hissettim. Arıların saldırısı ile birlikte de can havli ile ilk önce ellerimle yüzümü korudum. Arıların kafamın. Kollarımın, sırtımın ve vücudumun çeşitli yerlerini ısırmaya başladı. Başım arıların ısırmasıyla birden ağrımaya ve yanmaya başladı. Başım dönüyordu. Ben o anda çevremden yardım istemek için sesimin çıktığı kadar bağırmaya başladım. Ama ben o kadar bağırmama ve yardım istememe rağmen hiç kimse yarımıma gelmedi. Bir Allah’ın kulu da çıkmadı. Daha sonra yolumuzun gerisinde kalan eczaneye doğru koştum. Bu arada yolun üzerinden arabalar geliyordu 3 tane falan. Onların önüne atladım dursunlar diye. Durmadı hiç birisi. Hatta araçlarda bulunanlardan birisi yardım edeceği yerde orada bulunanlara “Bundan uzak durun arı var bunun her yerinde” dedi. Bu arada ben yine can havli ile çevrendekilere bana su dökün, başıma su dökün diye yalvardım. Bu arada sırtım ve kafam çok kötü durumdaydı. Adeta yanıyordu” dedi.

“İnsanlığın Öldüğünü Anladım”

Ben bu haldeyken maalesef hiç kimse ama hiç kimse yardıma gelmedi vebana yardım etmedi. Kafamı kaldırıp baktığımda az önce yanımda olan arkadaşımın da kaçtığını gördüm.  Bu arada sesimin çıktığı kadar bağırmaya ve yardım istemeye devam ediyordum. Bu arada koşturarak yakında bulunan markete ulaştım. Tabi arılar bu arada başının, sırtımın ve vücudumun çeşitli yerlerini ısırmaya devam ediyordu. Orada buluna yaşlı bir amca beş litrelik bir su bidonuyla başıma ve vücuduma su dökmeye başladı arıların kaçması için. Daha sonra sinek ilacı sıktı. Sıkılan sinek ilacının etkisiyle ben o anda baygınlık geçirdim. Bu arada arılar beni kurtarmaya çalışan birkaç kişiyi da sokmuş. Bir ara kendime geldiğimde ambulansın geldiğini gördüm. Ambulansa aldılar beni. Ambulansta da baygınlık geçirmişim. Ambulansla Ezine Devlet Hastanesine acil servisine getirildim. Hastanede sinir krizi geçirdim. Zaten bünyem zayıf. Vücudumdaki yaklaşık 200 arının beni sokmasını kaldıramadım.  Hastanede doktor ve hemşireler müdahale ettliler. Bu arada annem ve arkadaşının annesi de hastaneye geldiler. Hemşireler başımdaki arıların iğnelerini temizlemeye başladılar. Annem ve arkadaşı da onlara yardım etti. Orada buluna hemşirelerden birisi kafamdan 200 tane arı iğnesi çıktığını söyledi. Vücudumda da dolu zaten.

“Özür bile dilemedi”

Yavaş arıların saldırısı sonucu psikolojisinin de çok bozulduğunu belirterek,  “Şuanda kendimi çok kötü hissediyordum. Arıların iğnelerinin temizlenmesi sırasında fazla zehirlendiğim için sürekli kustum. Annemler polis çağırmışlar. Hastaneye sonra polisler geldi. Gelen polis abilere olayı anlattım. Orada arılar bana saldırdığında arıların sahibi bana yardım edebilirdi. Ama etmedi. Çünkü biz arıların bulunduğu evin önünden geçerken tam o anda arıların kovanlarının kapağını açtı. Arılarda ı kızgınlıkla en yakında ben olduğum için ilk önce bana saldırdılar. Ben o anda o adama yalvardım ve yardım istedim amca bana su dök yardım et dedim. İsteseydi bana o anda yardım edebilir su döker arıları kaçırabilirdi. Bunları yapsaydı şimdi ben bu halde olmazdım. Canımda bu kadar çok yanmazdı. Bütün bu olanlara rağmen bu adam gelip benden özür bile dilemedi. En azından bir gelip özür dileseydi içim soğuyacaktı. Birde her bütün bu olanlara rağmen hem haksız hemde güçlü gibi davrandı.

“Arılara kelepçemi Takalım. O saattte orada ne işiniz vardı sizin”         

Hastane ye gelen polislere ve emniyetteki verdiğim ifade esnasında polislerin bana “O saatte orada ne işiniz vardı sizin ve arılara kelepçemi takalım” sizleri benim canımı çok acıttı. Arıların bir suçu yok. Suçu olan adam belli. Zaten o anda psikolojim bozulmuş. Herhangi bir vızıltı sesinde çok korkuyordum tekrar saldıracaklar diye. Ben bu haldeyken polislerin bana dalga geçer gibi ne yapalım onlara kelepçe mi taksaydık demeleri benim çok ağrıma gitti. Ben o zaman bana bunu söyleyen polise “İnşallah başınıza gelmesin” dedi. Evet bana bu sözleri söyleyen polisinde başına böyle bir şey gelmesin. Kimsenin gelmesi. Çünkü o kadar kötü bir şey ki.”

“Gerçekten insanlık ölmüş”

 Arıların saldırısı sırasında çevrede bulunanlardan hiç kimsenin yardım etmemesinin kendisini çok üzdüğüne dikkat çeken Yavaş, “Kafamda o kadar arı varken yardım etmedi çünkü. İnsanlığın gerçekten öldüğünü o an anladım. İnsanlık bitmiş. Ezine halkı falan yok. o adam yardım etmeseydi  ben kendimi direk anayolun olduğu asfalta atardım . Çünkü o kadar çok canım yanıyorduki bir an önce bu acının bitmesini istedim. Ben ifade vermeye gittiğimde ifadesi alınmak üzere emniye götürülen arıların sahibi olan Remzi Uzunoğlu’nun sağlık raporu alınması için hastaneye getirildiğinde ve daha sonrasında oradan ayrılırken ben en yakın zamanda çayınızı içmeye geleceğim” demesi ben şok etti. Demekki Türkiye’de veya ne bileyim Ezine’de torpil işliyormuş . Biz ölsek kalsak kimsenin umurunda değil. Bana bir şey olsaydı annemin babamın hali ne olurdu. Dün geceden bu yana hiç uyuyamadım. Şu an hala panik halindeyim ve çok korkuyorum. Gözlerimi kapadığımda sürekli o görüntüler ve yaşadığım o anlar gözümün ününe geliyor. Dışarıya kesinlikle çıkamıyorum. Dün gece eve geldiğimde üzerime sinek kondu. Bu bile benim korkmama yetti. Şuanda uçan bir şey gördüğümde elim ayağım titriyor. Beni kurtarmaya çalışanlardan Allah razı olsun. Onların içinde insanlık varmış en azından.  

“Mahalle içinde arı beslenir mi”

Genç kızın annesi Şükran Yavaş ta yaptığı açıklamada ailecek çok üzgün olduklarını belirterek, “Olayın olduğunu gelen telefonla öğrendik. Kızımı arıların soktuğunu ve ambulansla hastaneye kaldırıldığını duyunca deliye döndüm. Apar topar hastaneye gittik. Hastaneye gittiğimizde kızımızı tedaviye almışlar ve arıların iğnelerini temizliyorlardı. Bizde onlara yardım ettik. Bir baktık orada bulunan mavi poşetin içi fıkır fıkır arı kaynıyor. İğne dolu her yer. Biz bu manzarayı görünce kendimiz yıkıldık zaten. Polisi çağırdım ve şikayetçi oldum. Bir kere mahalle arasında arının ne işi var. Bu kedi köpek değilki bağlayamazsın. Bu arılar bir gittiği zaman bir daha yakalama şansın yokki zaten. Ben burada evinin bahçesinde arı besleyen bunları burada tutan kişiden şikayetçiyim. Koca Ezine’de başka hiçbir yerde arı beslendiğini duymadım. Nasıl bir şeydir bu evde, evin bahçesinde arı beslenirmi. Zaten evin bulunduğu yer hastaneye gi,den yolun üstü. Benim kızım olmasaydı başka birilerinin başına da gelebilirdi bu olay. Zaten kızımı kurtarmaya çalışan ve kızımın etrafında olan kişileri de arılar soktu. Onlara da hastanede müdahale edildi. Onlarda tedavi oldu. Serum bağlandı. Yetkilileri göreve çağırıyorum” dedi.      

 

 

Copyright EZİNETÜRK© All rights reserved. | Newsphere by AF themes.