12 Temmuz 2024

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

Fındığın Kaderini Değiştirebiliriz

Fındığın Kaderini Değiştirebiliriz

Osman ŞİŞKO / Trabzon / BHA

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkan Vekili Ahmet Hamdi Gürdoğan’ın başkanlığında
şehrimizin önde gelen fındık sanayici ve ihracatçıları Mehmet Cirav, Sebahattin Arslantürk ve
Tahsin Büyükaydın’ın katılımlarıyla “Fındık Sektörü Basın Toplantısı” gerçekleştirdi.
Açılış konuşmasını yapan Başkan Vekili Ahmet Hamdi GÜRDOĞAN “Sektörün duayenleri ile
buluştuğumuz bu toplantıda fındığın sorunlarını ve geleceğini konuşacağız. Fındık konusunda
Trabzon’un biraz gölgede kaldığını görüyoruz ancak Karadeniz’de fındık ihracatının en fazla
yapıldığı il Trabzon olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.

“Doğrudan verimi artıracak teşviklerle fındığın kaderi değiştirilmeli”

Açılış konuşmasının ardından söz alan DKİB Fındık ve Mamulleri Sektör Komitesi Başkanı
Mehmet Cirav “750 bin hektarlık alanda üretim yapılmasına rağmen 700 bin ton altında üretim
miktarı mevcut. Türkiye ortalaması dekar başına 85 kg. Trabzon’da ise dekar başında 50 kg’ı bile
bulamıyoruz. 85 kg verimle dünyanın en verimsiz üretimini yapan ülke konumundayız. Verim bu
kadar düşükken üreticinin bu üretim miktarları ve desteklerle bu işi sürdürmesi mümkün değil.
Burada sorun üreticide değil yanlış politikalar uygulayan Tarım Bakanlığında. Defalarca
Bakanlığa gittik, doğrudan gelir desteği değil üretime destek verilmeli dedik ancak bir sonuç
alamadık. Dekar başına verilen destek modelinin değişmesi gerekiyor. Üretim potansiyeli 1,5
milyon ton. Rakiplerimizin maliyeti 1-1,5 dolar bandında. Bizde maliyet Ordu-Trabzon arasında
2 dolar. Fındığa verilen 3 dolarlık fiyatın %70’i masraflara gidiyor zaten. Devletin verimi artırmak
için kalıcı çözüm bulması elzem. 80 lira 100 lira taban fiyatla bu iş çözülmez. Yıllardır uygulanan
bu politikalar yüzünden yakında fındık işi devlete külfet olmaya başlayacak. Rakip ülkelerin elinde
fındık kalmazken maliyet yüksek olduğu için TMO’nun elinde geçtiğimiz sezondan 100 bin ton
fındık kaldı.” diye konuştu.

“Devletin alan bazlı desteğiyle fındığın kurtulma şansı yok”

Cirav’ın ardından söz alan DKİB Fındık ve Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı
Sebahattin Arslantürk ise “Dünyada en pahalı ve en yüksek miktarda fındık üretimi yapan ülkeyiz.
Bu şekilde sürdürülebilir bir ihracat mümkün değil. Bu şekilde rekabet şansımız yok. Bizim
dışımızda üretim yapan ABD, Şili, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkelerde son yıllarda yüzde yüze
yakın verim artışı var. Bizden sonra üretime başladıkları halde makineli üretim yapıyorlar ve
verimlilik çok çok yüksek. Devletin alan bazlı desteğiyle fındığın kurtulma şansı yok. Hollanda
örneği önümüzde. Konya kadar bir ülke ama 90 milyar dolar tarımsal ürün ihracatı var.
Türkiye’nin ise 21 milyar dolar. Tarım ülkesi olarak 20 milyon dolar da tarım ürünü ithalatı
yapıyoruz, bu da işin enteresan bir boyutu.

Alan bazlı verimi artıracak politikalar uygulanmalı. Seyreltme ve budamayla aynı bahçe ve aynı
ocaklarda verimi 2 kata kadar artırabiliyoruz. Bir de yenileme çalışmalarına ağırlık verilirse verimi
4-5 kata kadar çıkarmak mümkün.
Bununla birlikte sürdürülebilir fiyat politikası oluşturulmalı. TMO fındığı 3 dolar civarında alıyor.
Serbest piyasada da benzer rakamlar var. Son 4-5 yıldır sezon sonuna doğru TMO’nun üzerine
çıkan fiyatlar söz konusu. Bu durumun oluşmaması için fındığın bir merkez bankası olmalı. Fiyat
dalgalanmalarında süt ürünlerinde olduğu gibi müdahale edilmeli. Bu yıl mesela iklim
değişikliğinin bir sonucu olarak rekoltenin 700 bin ton altında beklenmesi nedeniyle örneğin eylül
ayında 3 haneli bir fiyat bekliyoruz.” diye konuştu.

“Üretici tanımı yeniden yapılmalı, miras hukuku yeniden düzenlenmeli”

Arslantürk “TÜİK kayıtlarına göre 600 bin fındık üreticisi mevcut. Ancak bunlar fiili olarak fındık
tarımı ile uğraşan insanlar değil. Kimse fındıkla geçinmiyor. Yıldan yıla fındığını toplamak için
köyüne gelen, miras yoluyla bölünmüş ufak alanlarda fındık toplayan insanlar fındık üreticisi
sayılıyor. Bu nedenle fındık üreticisi tanımının yeniden yapılması gerekiyor. Bahçeler çok yaşlı,
ağaçlar 80-100 yaşında. Arazinin parçalı olması insanların toplamadan toplamaya bahçeye
girmesine neden oluyor. Yılda bir kere bahçeye girilen fındık tarımında verim alınmaz. Taban
arazide 5 hektar, eğimli arazide 7 hektar altında üretim yapılması yasaklanmalı. Miras hukukunun
yeniden düzenlenmesi gerekli. Ancak bu şekilde fındıkla geçimini sağlayan, yıl boyu fındığın
bakımıyla ilgilenen üreticiler ortaya çıkarabiliriz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Örnek bahçelerde verimi 4 kat artırdık

Arslantürk’ün ardından söz alan Tahsin Büyükaydın ise “Örnek bahçelerle üreticinin
bilinçlendirilmesi, üretime verilecek destekle üreticinin bahçeye döndürülmesi gerekiyor. Verimi
artırmadan çıkış yolu bulmak mümkün değil. Trabzon ortalaması 50 kg olmasına rağmen dönüşüm
gerçekleştirdiğimiz 20 dönüm bahçede dekar başına 200 kg ürün almayı başardık. Üretici
bilinçlenmeden ve bahçeler yenilenmeden yaşlı ağaçlarla verimi artıramayız. Verimi
artırmadığımız takdirde 10 yıl içinde dünya fındık üretimindeki payımız yüzde 85’ten yüzde 50
düzeylerine düşecek.” diye konuştu.

“Kanun uygulanmıyorsa bölgesel teşvikler devreye alınmalı”

Kapanışta tekrar söz alan DKİB Başkan Vekili Gürdoğan “1978 yılında çıkarılan kanunla 6 derece
eğim olmayan alanlarda fındık dikimi yapılması yasaklanarak mevzuata bağlanmış. Oysa bugün
Orta ve Batı Karadeniz’de ovalara fındık dikiliyor. Dolayısıyla o bölgelerde fındık toplamanın
zorluğu ile Doğu Karadeniz’de fındık toplamanın zorluğu bir değil. Günlük 750 lira ücretle fındığı
toplatacak işçi bulamıyoruz. Bu da bölge bazlı maliyetlerin değişmesine neden oluyor. Bu nedenle
bölgesel teşviklerin de devreye girmesi gerektiği kanaatindeyiz.” diye konuştu.

“Uluslararası bir firma tekel oluşturup üreticiyi mağdur ediyor”

Gürdoğan “Uluslararası firmaların yatırımlarına da karşı değiliz. Ancak bu firmalar piyasada tekel
oluşturup üreticiyi mağdur, aracıları zengin ediyorlar. Düğün masrafı, okul masrafı gibi nedenlerle
fındığını henüz toplamadan düşük fiyattan aracıya emanet eden üretici zarar görüyor, kendi
ayağına sıkıyor. Bu firma için ilk defa Rekabet Kurumunda tekelleşme yarattığı, Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği için soruşturma açıldı. Adil ticarete aykırı şekilde belirli aracılar üzerinden alım yapıldığı için fındığın parası üreticinin değil aracının cebinde kalıyor. ”
diyerek sözlerini tamamladı

About Post Author

Bu kapanacak 0 saniye