18 Haziran 2026

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

Gıdadan Suya Doğal Hijyen Devrimi ; ” ÇOMÜ’den Yeşil Teknoloji Ürünü “Çay Özlü Doğal Dezenfektan”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), yerli ve çevre dostu teknolojiler alanında dikkat çeken bir başarıya imza attı. ÇOMÜ bünyesinde geliştirilen çay özü temelli doğal dezenfektan solüsyonu, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kararıyla patent almaya hak kazandı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), yerli ve çevre dostu teknolojiler alanında dikkat çeken bir başarıya imza attı. ÇOMÜ bünyesinde geliştirilen çay özü temelli doğal dezenfektan solüsyonu, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun 28 Aralık 2025 tarihli kararıyla patent almaya hak kazandı.

2017/19941 numaralı patent başvurusunun sahibi ÇOMÜ Rektörlüğü olurken, buluşun geliştiricileri Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek ve Prof. Dr. Nükhet Zorba olarak kayıtlara geçti.

Anadolu’dan Laboratuvara Uzanan Bir İlham Hikâyesi

Buluşun çıkış noktası, Anadolu’da kuşaktan kuşağa aktarılan doğal iyileşme kültürü oldu. Özellikle annelerimizin, gözde çıkan arpacık gibi rahatsızlıklarda demlenmiş çayı kompres olarak kullanması, bilimsel bir merakın kapısını araladı.

Bu geleneksel bilginin modern bilimle yeniden ele alınmasıyla, çay özüne dayalı yenilikçi ve doğal bir dezenfeksiyon teknolojisi ortaya çıktı.

“Kültürel Hafızayı Bilimle Yeniden Yorumladık”

Buluşun hikâyesini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek, süreci şu sözlerle değerlendirdi:

“Anadolu kültüründe bitkilerle doğal iyileşme yaklaşımı çok güçlüdür. Biz bu kültürel hafızayı bilimsel yöntemlerle yeniden ele aldık. Günlük hayatta basit görünen bir çay kullanımından yola çıkarak, endüstriyel ölçekte karşılık bulabilecek doğal bir dezenfektan fikrini olgunlaştırdık.”

Sadece Doğal Değil, Bilimsel Olarak Ölçülebilir

Prof. Dr. Nükhet Zorba, geliştirilen formülasyonun bilimsel altyapısına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu çalışma yalnızca ‘bitkisel olsun’ yaklaşımıyla yürütülmedi. Etkinliği ölçülebilir, standardize edilebilir ve kullanım alanı geniş bir yeşil teknoloji ortaya koymayı hedefledik. Patentle birlikte akademik bilgi, somut bir teknoloji çıktısına dönüşmüş oldu.”

Güney Kore İş Birliği Çalışmaya Uluslararası Boyut Kazandırdı

Araştırmanın uluslararası ayağı ise Güney Kore’de şekillendi. Çay özünün farklı uygulama alanları üzerine çalışan Prof. Kweon ve Waterlab ekibi ile kurulan akademik temas, çalışmaya yeni bir perspektif kazandırdı.

Dr. Öğr. Üyesi İpek, bu iş birliğinin önemini şu sözlerle ifade etti:

“Evsel su hatlarında çay özünün temizlik amacıyla kullanımı üzerine çalışan Waterlab ekibiyle yollarımızın kesişmesi, bu fikrin çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi.”

50’den Fazla Bileşen Test Edildi

Araştırma sürecinde 50’den fazla farklı bileşen, gerçek üretim hatlarından elde edilen dirençli mikroorganizmalar üzerinde test edildi. Yapılan denemeler sonucunda boraksın, çay özünün etkinliğini artırdığı ve özellikle paslanmaz çelik yüzeylerde dikkat çekici sonuçlar verdiği belirlendi.

Patent dokümanında; çay bitkisinden elde edilen epigallokateşin gallat (EGCG) temelli ekstraktın, boraks ve EDTA gibi bileşenlerle belirli oranlarda bir araya getirilmesiyle oluşturulan doğal dezenfektan solüsyonu tarif ediliyor.

Sekiz Yıllık Süreç Patentle Taçlandı

Çalışmalar, 2017 yılında tamamlanan doktora tezinin ardından patent başvurusuna dönüştü. 08 Aralık 2017 tarihinde yapılan başvuru, uzun değerlendirme ve uluslararası savunma süreçlerinin ardından Aralık 2025’te patent kararıyla sonuçlandı.

Prof. Dr. Zorba, bu sürecin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Patent süreçleri; bilimsel doğrulama, hukuki değerlendirme ve teknik yeterliliği birlikte gerektirir. Bu nedenle uzun soluklu olabilir. Biz bu süreçte teknolojinin uygulanabilirliğini güçlendirdik.”

Gıda Güvenliği ve Hijyen Alanında Güçlü Potansiyel

Araştırma ekibi, geliştirilen doğal dezenfektanın özellikle gıda kaynaklı patojenler, gıda hijyeni ve Hepatit A gibi risk etkenlerine karşı umut verici sonuçlar sunduğunu belirtiyor. Ürünün, hem gıdalar üzerinde hem de gıda ile temas eden yüzeylerde kullanılabilecek bir potansiyele sahip olduğu vurgulanıyor.

Sıfır Atık ve Su Kıtlığına Karşı Çözüm

Dr. Öğr. Üyesi İpek, çalışmanın çevresel boyutuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“İklim değişikliğiyle birlikte su kıtlığı ciddi bir sorun. Su kaynaklarını kirletmeyen, arıtma yükünü azaltan çözümler geliştirmek zorundayız. Bu yeşil teknolojiyle, endüstriyel atık arıtma maliyetlerini düşürmeyi ve Türkiye’nin Sıfır Atık vizyonuna katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Gıda Sanayisinden Hastanelere Geniş Kullanım Alanı

Geliştirilen çay özlü dezenfektan formülasyonunun; gıda sanayi, evsel kullanım, hastane hijyeni ve endüstriyel temizlik gibi birçok alanda değerlendirilmesi planlanıyor. Araştırma ekibi, bu buluşun Türkiye’nin yeşil teknolojilerdeki rekabet gücünü artıracağını ve yerli Ar-Ge’nin uluslararası ölçekte değer üreten somut çıktılarından biri olacağını ifade ediyor.