Turan ; “Bunların derdi çevre değil, Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini önleme iddiası”

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan Ezine’de yaptığı konuşmasında ; “mesele Türkiye’nin büyümesini, Türkiye’nin gelişmesini önleme iddiası olduğundan dolayı bir oraya gittiler, bir buraya geldiler. AK Parti’yi zayıflatmak için, çevreci değil bunlar anlayışı yaymak için bu adımları attılar. Ama milletimiz bunlara imkan vermeyecek.”

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Ezine’de partisinin Kurban Bayramı bayramlaşma programına katıldı.

Turan burada yaptığı konuşmasında Eceabat’ta arife günü akşamı tarihi alanda çıkan yangında 100 hektardan fazla alanın zarar gördüğünü söyledi.

Can kaybının olmaması ve hayvanlara zarar gelmemiş olmasının en büyük tesellileri olduğunu anlatan Bülent Turan, yangın süresince bölgede 177 iş makinesi ve 250 orman işçisinin görev yaptığını da hatırlattı.

Yangın söndürme çalışmalarına 150 kadar da özel sektör çalışanının gönüllü olarak katıldığını ifade eden Bülent Turan, “Sabahın ilk saatlerinde 10 helikopter bölgenin soğutulması ve yangının söndürülmesi için büyük emek harcadı. Allah daha büyük sıkıntılar vermesin. Burası bizim için çok kıymetli bir alan. Tarihi alanımızın, şehitliğimizin olduğu bir bölge. Eğer Behramlı köyü yolunu atlasaydı yangın, şehitliğe doğru ilerleyecekti. Arkadaşlarımızın yoğun gayreti sonunda daha fazla büyümeden kontrol altına alındı. Tüm Çanakkale’ye ve tarihi alan bölgemize geçmiş olsun diyorum.” diye konuştu.

Turan konuşmasının devamında , “Şimdi bazılarının gündeme getirdiği bir Kaz Dağları meselesi var. Ama bunun Kaz Dağları’yla alakası yok. Yeşille alakası yok” ifadesini kullandı.

Turan şöyle devam etti:  “İlgisi olsaydı, ilk ağaç kesilirken orada eylem olurdu. Ağaç kesimi 3 yıl sürmüş, bitmiş, fotoğrafı gördünüz. Alan açılmış, traşlanmış, bitmiş ondan sonra eylem yapıyorlar. Ağaç kesmeyi engellemek isteyen adam ilk gün eylem yapar, son gün değil. Bunların derdi ağaç falan değil, o yüzden de Çanakkale halkı zaten destek olmadı. Orasında ilk arama izni 2001 yılında AK Parti yokken verildi. 2001 yılında o bölgenin ilk ruhsatını veren bizim o zamanki Enerji Bakanı. Ben kızmıyorum verilmesine ama kızdığım ikiyüzlülük. O gün imza atıp bugün karşı çıkmak, o gün evet deyip bugün hayır demek yanlış. Başladığı zaman 2001 yılı. Bir daha söylüyorum bu işe karşıysan o gün hayır derdin. Halkı kandırarak adım atamazsın. Kaldı ki biz, sırf 2018 yılında Çanakkale’ye 3 milyon ağaç dikmişiz. Orman Bölge Müdürüne sorun, 3 milyon fidan dikildi Çanakkale’ye. O bölgeye 6 yıl verilmiş, ondan sonra zaten ağaçlandırılacak. Ama sırf halkı kandırmak için Kazdağları olmayan yeri Kazdağı dersen Çanakkale’ye zarar vermiş olursun.”

Turan, Bergama’da yıllar önce yaşanan altın madeni eylemlerini hatırlatarak, Bergama’da tüm insanların ayaklandırıldığını anımsattı.

Söz konusu dönemde Bergama’da yabancı bir firmanın altın çıkaracağına hatırlatan Turan, “Aynı Çanakkale’deki gibi. Bağırdılar, çağırdılar FETÖ’nün Koza firması olaya el koydu satın aldı orayı, çok ucuz fiyatlarla sonra eylemler bitti. Burada hesap asla çevre değil. İyi niyetli arkadaşlar kendinizi kullandırmayın. Bir kısmı ne olduğunu biliyor ama bir kısmı iyi niyetli Çanakkale’liler. Şu teşekkür borcum da var. CHP’Iiler dahil, Çanakkalelilerin büyük çoğunluğu bu oyunu gördüğü için destek bile olmadı” diye konuştu.

Bergama’da yıllar önce yaşanan altın madeni konusunu da hatırlatan Turan, “Bergama’da hatırlarsanız tüm insanları ayaklandırdılar. Eurogold diye yabancı bir firma vardı. Altın çıkaracaktı. Aynı Çanakkale’deki gibi. Bağırdılar, çağırdılar FETÖ’nün Koza firması olaya el koydu, satın aldı. Çok ucuz fiyatlarla sonra eylemler bitti. Burada hesap asla çevre değil. İyi niyetli arkadaşlar kendinizi kullandırmayın. Bir kısmı ne olduğunu biliyor, ama bir kısmı iyi niyetli Çanakkaleliler. Şu teşekkür borcum da var. Çanakkalelilerin, CHP’liler dahil, büyük çoğunluğu bu oyunu gördüğü için destek bile olmadı” diye konuştu.

Kirazlı Balaban bölgesindeki altın ve gümüş madeni için ruhsatın 2001 yılında verildiğini belirten Turan, “Diyorlar ki, Gayri Sıhhi Müessese (GSM), ruhsatını siz verdiniz. GSM dediğin zaten sürecin devamı. Örneğin bir inşaat yaparken önce izin alırsın, sonra başlarsın. Elektrik, su için başvurursun. Ruhsatını, oturma iznini alırsın. Bunların hepsi süreçtir. Ama bu madenin başlaması, orada altın izni aranması, bazı sivri zekalıların ya Balıkesir evrağını verdi, bizi kandırdı diye söylediği orman pafta hesabına göre, o zaman Balıkesir’e bağlı gözüken bizim Kirazlı’nın da içinde olduğu bölgedeki arama iznidir. 2000 yılında o bölgenin sit alanından çıkarılması kararı var. Şimdi diyorlar ya Kaz Dağları. Biz diyoruz değil. Bu evrakta Kaz Dağları’nın olduğu yerde, sit alanında çıkma kararı var. İmzayı atan kim, CHP’nin Kayseri milletvekili adayı var. Bunu söylüyorum, diyor ki burası o bölge değil. Sen Kaz Dağları’nı bile çıkarmışsın diyorum ben sana vicdansız. Bunu neyini anlamıyorsun. Kaz Dağları’nı bile sit alanından çıkaran sen, Kaz Dağları olmayan yerden bahseden ben. Bunun neyi yalan, neyi yanlış. Ama Çanakkale’nin kendini kullandırmayacağını, Çanakkale’nin bu işe sahip çıkmayacağını çok iyi biliyorum. Ben istiyorum ki, samimi niyetlerle çevreci iddiası olan kim varsa baş tacı. Çanakkale’de 2018 yılında 3 milyon ağaç diktik. O alan da göreceksiniz yeşillendirilecek, toparlanacak” şeklinde konuştu.

‘MESELE TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİNİ, GELİŞMESİNİ ÖNLEME İDDİASI’

AK Parti’ye ekonomi üzerinden saldıranların, ekonomik verilen toparlanmaya başlamasıyla birlikte son dönemde çevre ve imar konuları üzerinden saldırmaya başladığını da ifade eden Bülent Turan, şunları söyledi:
“Çok saldırdılar, ti’ye aldılar, dalga geçtiler ama ekonomik verilerin toparlamaya başlamasından sonra konuyu kapattılar. Baktılar ki burada ekmek yok tabiri caiz ise. Bu sefer çevreyle ve imarla ilgili AK Parti’nin olduğu alana saldırmaya başladılar. Salda Gölü ile ilgili gündem yaptılar, ama hükümetin, ilgilileri, izahları onların beklediği tabloları vermedi. Bu sefer döndüler Kaz Dağları’na. Mesele yeşil ve ağaç olsa, bu anlattıklarım olmazdı. Ama mesele Türkiye’nin büyümesini, Türkiye’nin gelişmesini önleme iddiası olduğundan dolayı bir oraya gittiler, bir buraya geldiler. AK Parti’yi zayıflatmak için, çevreci değil bunlar anlayışı yaymak için bu adımları attılar. Ama milletimiz bunlara imkan vermeyecek. Biz Boğaz Köprümüzü Eceabat-Çanakkale’ye yapıyorduk. İlk proje öyle. Bin 600 metre uzunluğu var. Ama sırf orman zarar görmesin diye, sırf tarihi doku karşıda zarar görmesin diye bin 600 metre olacak köprüyü Lapseki-Gelibolu’ya aldırarak 4 bin 600 metre yaptık sırf çevre hassasiyetinden dolayı.”

Konuşmasında Çanakkale-Ezine Gıda OSB’sine de değinen Turan, bu büyük projeyi çok önemediklerini ifade ederek, “Zaten Ezine peynirini duymayan kalmadı. Ezine Gıda OSB’si ile markalı peyniri duyacak. Peynircimizin hiçbir alt yapı sorunu kalmayacak. Gıda OSB’si bizim rüyamız. Köprü ne kadar kıymetli ise Gıda OSB’si de o kadar kıymetli. 1.500 dönüm üzerinde 8.000 işçinin çalışacağını düşündüğümüz devasa bir yer. Şuan arkadaşlar görüşüyor. Yabancı ve yerli firmalar buraya çok büyük ilgi gösteriyor. Burası bu bölgenin büyümesi için çok büyük bir kader. İnşallah köprümüzde bittiğinde hem Gıda OSB’si ile bölge ekonomisi hem turizmi, hem tarım ve hayvancılığı kalkınacak ve çok ileri seviyelere gelecektir” dedi.

Turan daha sonra muhtarlarla görüşmeler yaparak vatandaşlarla bayramlaştı, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.