Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç ile Ahmet Yesevi Üniversitesi Türkoloji Bölümü lisans öğrencisi Alparslan Kavaklı, Kazakistan’da yürüttükleri saha çalışmaları sırasında Türk tarihi açısından büyük önem taşıyan bir yazıt keşfetti. Bu keşif, Oğuzların erken dönem yazı dili kullanımına dair yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açtı.
Orañğay Köyü’ndeki Müze İncelemeleri Sonuç Verdi
Araştırmacılar, Kazakistan’ın Türkistan köyü yakınlarında bulunan Orañğay köyündeki yerel bir müzede gerçekleştirdikleri incelemeler sırasında dikkat çekici bir buluntuya ulaştı. İncelenen eserin üzerinde Türk yazısıyla yazılmış tek satırlık bir yazıt ve bunun altında damgaya benzeyen bir işaret bulunduğu tespit edildi.
Yazıt Daha Önce Hiçbir Akademik Çalışmada Yer Almadı
Doç. Dr. Erkoç ve Alparslan Kavaklı tarafından yapılan kapsamlı literatür taramasında, söz konusu yazıtın bugüne kadar herhangi bir akademik yayına konu olmadığı belirlendi. Bu durum, keşfi Türk tarihi açısından daha da önemli hâle getiriyor.
Oğuzlara Ait ve 9–10. Yüzyıla Tarihleniyor
Araştırmacıların değerlendirmelerine göre yazıt, Oğuzlara ait olup 9–10. yüzyıllara tarihlendiriliyor. Yazıtın iki farklı şekilde okunabileceği belirtilirken, bu okumalar arasında “Hazar Hanı’nın Kulu” ifadesinin daha güçlü bir ihtimal olduğu vurgulandı.
Damga Boy İşareti Olabilir
Yazıtın altında yer alan işaretin ise büyük olasılıkla bir Oğuz boy damgası olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, alternatif bir görüş olarak söz konusu işaretin akarsu tasvirini temsil edebileceği de değerlendiriliyor.
Oğuzcanın Yazı Dili Tarihi Yeniden Değerlendiriliyor
Bu önemli keşif, Oğuzcanın 13. yüzyıl ortalarından önce bir yazı dili olmadığı yönündeki yaygın görüşe güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Buluntu, Oğuzcanın çok daha erken dönemlerde yazı dili olarak kullanıldığını ortaya koyması bakımından bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Hazar Kağanlığı ile Oğuz Yabguluğu İlişkilerine Yeni Bakış
Yazıtın içeriği, Hazar Kağanlığı ile Oğuz Yabguluğu arasındaki tarihî ilişkiler konusunda da yeni bir perspektif sunuyor. Uzmanlara göre bu buluntu, Orta Asya Türk tarihinin karanlıkta kalan bazı noktalarının aydınlatılmasına önemli katkılar sağlayabilir.





Daha fazla
Yangın Riski Zirvede! Çanakkale Valiliği’nden Yangın Alarmı: “KÜÇÜK BİR KIVILCIM GELECEĞİMİZİ YAKABİLİR”
ANAHTAR PARTİ’Lİ KAYA’DAN HUBUBAT ALIM FİYATLARINA SERT TEPKİ: “MÜTEAHHİDE CÖMERT, ÇİFTÇİYE CİMRİ OLAN ANLAYIŞ TARIMI BİTİRİR!”
Milli Hafıza ve Çanakkale Ruhu Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi İle Avrupa’ya Taşınıyor