24 Nisan 2026

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

MHP Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk ; “Çanakkale; Topun, Tüfeğin, Zırhlı Gemilerin Değil, Yüreğin, İmanın ve Türk’ün Sönmez İradesinin Kazandığı Bir Zaferdir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Başkan Öztürk mesajında şunları ifade etti ;

“Çanakkale Geçilmez!” Ruhu Sonsuza Dek Yaşayacaktır

Aziz Milletimizin ve Kahraman Türk Ordusunun destanlar yazdığı, tarihin seyrini değiştirdiği, emperyalist güçlerin hırslarını Boğaz’ın sularına gömdüğü o şanlı günün, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünü büyük bir gurur, onur ve minnetle kutluyorum.

Bundan 111 yıl önce, 18 Mart 1915’te, dünyanın en büyük donanmalarını karşısında bulan bu millet; imanıyla, cesaretiyle, vatanına olan sonsuz bağlılığıyla tarihin en büyük destanlarından birini yazmıştır. Çanakkale, sadece bir savaş değil; bir milletin var olma iradesinin, bağımsızlık aşkının, vatan sevgisinin ve İstiklâl ateşinin dünyaya haykırıldığı mukaddes bir direnişin adıdır.

Çanakkale; topun, tüfeğin, zırhlı gemilerin değil, yüreğin, imanın ve Türk’ün sönmez iradesinin kazandığı bir zaferdir.

O gün, İtilaf Devletleri’nin en modern zırhlıları, en güçlü topları Boğaz’ı geçerek İstanbul’u düşürmeyi, Osmanlı Devleti’ni tarih sahnesinden silmeyi planlamışlardır. Ancak karşılarında buldukları şey; sadece mayınlar ve toplar değil, canını vatanı için siper etmiş, şehitliği şeref bilen, ölümü gülerek karşılayan bir milletin çelik iradesi olmuştur.

Seyit Onbaşı’nın insan gücünün sınırlarını aşarak 275 kiloluk mermiyi tek başına namluya sürmesi, bu milletin ruhundaki büyüklüğün, fedakârlığın ve kahramanlığın en somut sembolüdür. O mermi, sadece düşman zırhlısına değil; emperyalizmin kibirine, sömürgeciliğin hırsına ve Türk Milleti’ni yok etmeye çalışan bütün karanlık emellere isabet etmiştir.

Nusret Mayın Gemisi’nin karanlık gecede sessizce döşediği mayınlar, düşmanın en güçlü zırhlılarını denizin dibine göndermiş; Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi devasa savaş gemileri, Türk’ün azmi karşısında birer demir yığınına dönmüştür. Bu zafer, teknolojinin ve maddi gücün; ruh, iman ve milli irade karşısında her zaman mağlup olacağının en parlak ispatıdır.

Çanakkale, bu coğrafyanın bir vatan olarak kalacağının tescil edildiği yerdir. Çanakkale’de dökülmüş olan her damla kan, bu toprakların tapusudur. Bu şanlı zafer olmasaydı, ne İstiklâl Harbi olurdu ne de Cumhuriyet kurulurdu. Çanakkale, Millî Mücadele’nin ilham kaynağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşıdır.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de yükselen yıldızı, Anafartalar’daki efsanevi komutanlığı, bu millete yol gösteren meşalenin ilk kıvılcımı olmuştur. “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” sözü, Türk subayının ve askerinin vatan sevgisinin, fedakârlığının ölümsüz manifestosudur.

Çanakkale’de 253.000’den fazla evladımız şehit düşmüştür. Her birinin kanı bu topraklara sinmiş, her birinin ruhu bu vatanın üzerinde nöbet tutmaktadır. Onlar; Anadolu’nun bağrından kopup gelen, kimi çiftçi, kimi öğretmen, kimi imam, kimi henüz bıyıkları terlememiş genç delikanlılardı. Ama hepsinin ortak bir özelliği vardı: Türk olmak, bu vatan için ölümü şeref bilmek.

Bizler, MHP olarak, Ülkücü Hareket olarak, Çanakkale ruhunun yalnızca tarih kitaplarında değil, milletimizin yüreğinde, gençlerimizin bilincinde, devletimizin politikalarında sonsuza dek yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Çanakkale ruhu; Türk Milliyetçiliğinin, vatan sevgisinin, milli birlik ve beraberliğin, bölünmez bütünlüğün en güçlü sembolüdür.

Bugün Ezine’den, Çanakkale’nin bağrından sesleniyor ve diyorum ki:

Bu topraklar, atalarımızın kanıyla sulanmış mukaddes bir vatandır. Bu vatanı bölmeye, parçalamaya, milli birliğimizi sarsmaya çalışan her karanlık güç, 111 yıl önce olduğu gibi bugün de bu milletin çelik iradesiyle karşılaşacaktır.

Çanakkale’nin evlatları olarak, bu kutsal mirasın muhafızları olarak, Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğünü korumak, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak en büyük görevimiz ve en kutsal sorumluluğumuzdur.

Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecektir! Türk Milleti var oldukça, bu ruh asla sönmeyecektir!

Bu duygularla; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de vatan müdafaası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü kutlu olsun.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”