10 Ağustos 2026

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı Uslu’dan “Çerçeve Yasa” Teklifine Sert Eleştiri ; “Çanakkale’de Kanla Savunulan Egemenlik Ankara’da Pazarlık Edilemez”

BİROL GÜNGÖRDÜ / EZİNETÜRK

Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı Ahmet Uslu, TBMM Başkanlığına sunulan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Çanakkale’nin tarihi ve manevi önemine dikkat çeken Uslu; terörle mücadele, üniter devlet yapısı ve Anayasa değişiklikleri üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek iktidar ve muhalefet kanadına net sorular yöneltti.

“PKK silah bırakacaksa bıraksın, Türk milletinden bedel istemeye kimsenin hakkı yoktur. Terör örgütünün silah bırakmasının ödülü anayasa olamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı pazarlık masasına konulamaz. Şehitlerimizin hatırası siyasi hesaplara kurban edilemez!”

Kapalı Kapılar Ardındaki Görüşmelere Tepki: “Türk Milletinden Neyi Saklıyorsunuz?”

Türkiye’nin son derece hassas ve kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayan Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı Ahmet Uslu, terörle mücadele gibi hayati meselelerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirtti. Kapalı kapılar ardında yapılan temasların kamuoyunda ciddi kuşkular uyandırdığını ifade eden Uslu, doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Parti yönetimine seslendi:

“Türkiye, terörle mücadele gibi hayati bir meselenin kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, siyasi mesajlar ve cevapsız bırakılan sorular arasında tartışıldığı son derece kritik bir dönemden geçmektedir. Buradan açıkça soruyoruz: Türk milletinden neyi saklıyorsunuz? PKK silah bırakacaksa bıraksın. Kayıtsız şartsız bıraksın ve bütün silahlı yapılanmalarını derhal tasfiye etsin. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, bir terör örgütünün silah bırakması karşılığında siyasi veya anayasal bir bedel ödemek zorunda değildir. Çünkü silah bırakmak PKK’nın Türkiye’ye yaptığı bir iyilik değil, zaten yerine getirmesi gereken bir zorunluluktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 6 Kritik Soru: “Devlet Yönetmek Millete Bilmece Çözdürmek Değildir”

Açıklamasında idari ve anayasal düzlemde yapılması muhtemel pazarlıklara değinen Ahmet Uslu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıtlanması istemiyle 6 net soru yöneltti:

  • Siyasi Düzenleme: PKK’nın silah bırakması karşılığında herhangi bir siyasi düzenleme konuşuluyor mu?

  • Anayasa Değişikliği: Masada bir Anayasa değişikliği pazarlığı var mıdır?

  • İlk Dört Madde: Anayasa’nın değiştirilemez nitelikteki ilk dört maddesi doğrudan veya dolaylı biçimde tartışmaya açılıyor mu?

  • 66. Madde ve Vatandaşlık: Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan vatandaşlık tanımının değiştirilmesi gündemde midir?

  • Özerklik ve Yerel Yönetimler: Yerel yönetimlere ilişkin yeni yetkiler veya farklı bir idari yapılanma modeli mi tartışılmaktadır?

  • Aflar ve Öcalan’ın Statüsü: Terör suçlarından hüküm giymiş kişilere yönelik bir hukuki düzenleme veya terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın hukuki durumuyla ilgili bir değişiklik planlanmakta mıdır?

Uslu, bu soruların ardından, “Bunların hiçbiri yoksa çıkın ve Türk milletinin karşısında açıkça ‘Yoktur’ deyin. Çünkü devlet yönetmek, millete bilmece çözdürmek değildir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Devlet Bahçeli ve MHP Kanadına Çağrı: “Milliyetçilik Seçim Meydanlarında Slogan Değildir”

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki siyasi tutumunu ve söylem değişikliğini eleştiren Uslu, Türk milliyetçilerinin bu durumdan rahatsızlık duyduğunu belirtti:

“MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye de soruyoruz: Yıllarca terörle mücadele konusunda en sert siyasi söylemleri dile getiren bir siyasi hareket bugün neden bambaşka bir siyasi çizginin önünü açmaktadır? Türk milliyetçileri bu değişimin gerekçesini bilmek istemektedir. Dün terör örgütünün elebaşına yönelik kullanılan ifadeler ortadayken bugün gelinen noktanın siyasi izahı nedir? Türk milliyetçiliğinin kırmızı çizgileri günlük siyasi ihtiyaçlara göre yeniden çizilemez. Milliyetçilik seçim meydanlarında kullanılan bir slogan değildir. Milliyetçilik; Türk milletinin egemenliğini, üniter devleti ve Cumhuriyetin temel niteliklerini şartlar ne olursa olsun savunabilmektir.”

DEM Parti’ye Mesaj: “Silahla Siyaset Arasında Aşılmaz Bir Duvar Olmalıdır”

Sürecin tarafı olan DEM Parti yönetimine yönelik de net mesajlar veren Zafer Partisi İl Başkanı, demokratik siyasetin ilkelerini hatırlattı:

“DEM Parti yönetimine de sesleniyoruz: Türkiye Cumhuriyeti’nde siyaset yapmak istiyorsanız demokratik siyasetin kuralları bellidir. Terörle demokrasi aynı cümlede yan yana gelemez. Silahla siyaset arasında mesafe değil, aşılmaz bir duvar bulunmalıdır. PKK’nın silah bırakması Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi taviz istemenin başlangıcı olamaz. Bu ülkenin vatandaşlarının demokratik haklarının muhatabı terör örgütleri değildir. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir vatandaşının temsil hakkını PKK’ya devretmemiştir, devretmeyecektir.”

“Çanakkale’de Kanla Savunulan Egemenlik Ankara’da Pazarlık Edilemez”

Açıklamasının son bölümünde Çanakkale Ruhuna vurgu yapan Uslu, sözlerini şu kararlı ifadelerle tamamladı:

“Biz bu açıklamayı herhangi bir yerden değil, Çanakkale’den yapıyoruz. Çünkü Çanakkale’nin toprağında bu devletin bağımsızlığı için canını verenlerin emaneti vardır. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye ve DEM Parti yönetimine açıkça söylüyoruz: Çanakkale’de kanla savunulan egemenlik, Ankara’da siyasi pazarlık konusu yapılamaz. PKK’nın silah bırakmasına kimse karşı değildir. Bizim karşı olduğumuz şey, PKK’nın silah bırakmasının Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi veya anayasal taviz almak için kullanılma ihtimalidir. Türk milleti bunu bilmek zorundadır. Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli, Türk milletinin karşısına çıkın ve açıklayın: PKK’nın silah bırakmasının karşılığında ne konuşuluyor? Hiçbir şey konuşulmuyorsa bunu açıkça söyleyin. Hiçbir anayasal taviz yoksa ilan edin. Üniter devlet tartışılmıyorsa açıklayın. Vatandaşlık tanımı değişmeyecekse söyleyin. Öcalan konusunda herhangi bir hukuki düzenleme olmayacaksa açıklayın. Türk milletinin devletinden bunları öğrenmek en doğal hakkıdır.”