15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü

 

Ezine Devlet Hastanesinden, 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamada bulunuldu.

 

Hastalık hakkında genel bilgilendirme, teşhis, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmelerin yapıldığı açıklamada,

 

 

“Salgı bezi olan prostat;  erkek üreme sisteminin bir parçası olup, kalın bağırsağın son kısmının hemen önünde yer alır ve idrar yolunu çepeçevre sarar. Sağlıklı bir gençte büyüklüğü yaklaşık ceviz kadardır. Yaşlanma ile birlikte büyüme eğilimi vardır. Prostat bezini oluşturan hücrelerde kontrolsüz bir şekilde bölünme olursa; erkelerde ileri yaşlarda en sık görülen kanser türlerinden olan prostat kanseri gelişebilir. Bu kanser hücreleri zamanla prostatı terk edip başta kemikler olmak üzere başka organlara da yayılabilir.

 

Prostat kanserinin sebebi kesin olarak bilinmemekte ancak yaş ilerledikçe risk artmakta ve diğer kanser türlerinde olduğu gibi birinci derece akrabasında prostat kanseri görülenlerin yakalanma oranı daha yüksek olup, beslenme alışkanlıkları ( doymuş yağlar ve kırmızı et ağırlıklı, sebze- meyve azınlıklı beslenme) prostat kanseri riskini arttırır.

 

Erken evrede hiçbir belirti vermeyen prostat kanseri, kanser dokusu büyüdükçe ; sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, kesik kesik idrar yapma, idrar yaparken zorlanma ve ağrı hissetme, kanlı idrar ve kanlı meni gibi şikayetlere yol açabilir. Bu şikayetlerin olması prostat kanseri olduğunu göstermemekle birlikte bir ipucu olabilir. Bu yüzden bu şikayetlerden herhangi birisi görüldüğünde mutlaka bir hekime danışılmalıdır.

 

Erken tanı konabilen ve tedavi edilebilen prostat kanserinde hastalığın evresine ve özelliklerine göre farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Erken evrelerde aktif izlem, prostat bezinin tamamının ameliyatla çıkarılması veya ışın tedavisi uygulanabilir. Hormon tedavisi veya kemoterapi diğer evrelerde gerekli görülebilir.

 

Prostat kanseri riskini azaltmak için, bütün kanser türleri için geçerli olan, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye önem verilmeli; birinci derece akrabalarda bu kanser türü görülmüşse riskli gruba girileceğinden 40 yaşından itibaren düzenli olarak üroloji hekimine giderek muayene olunmalı; ayrıca yukarıda saydığımız şikayetlerden en az birisi mevcut ise hemen hekime başvurup gerekli tetkiklerin yapılması sağlanmalıdır.

 

Unutmayın! Bütün kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis hayat kurtarır” denildi.

 

 

 

Bir cevap yazın