21 Nisan 2021

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

TOBB Çanakkale Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında farklı sektörlerdeki kadın çalışanlar ile pandemi sürecinde yaşanılan sıkıntılar hakkında gerçekleştirdiği röportajı yayınladı. 

Röportajda, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Birce Bilici Şimşek, ÇTSO Genel Sekreteri Sema Sandal, Doktor Sevil Çetinbaş, Türkçe Öğretmeni Tuba Aydeğer ve E-Ticaret Alanında Çalışan Serap Acar ile Buse Aşık Kaya bu süreçteki tecrübelerini paylaştı.

Kadın Girişimciler pandemi süreci ile ilgili deneyim ve düşünceleri şu şekilde dile getirdiler ;

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Birce Bilici Şimşek ; ” Amacımız Türk kadınına , Çanakkale’mize yakışan, eşit ve var olduğu bir toplum düzeni sağlamak”.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu olarak Türk kadınını ekonomik, sosyal, politik ve kültürel anlamda daha üst seviyelere taşımak ve temsilliyet oranını artırmak öncelikli hedefimiz.

2019 yılının Mart ayında kurul olarak göreve geldiğimizde önceliği eğitime verdik. Kurul olarak ilk işimiz Boğaziçi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile Kadın Girişimciler Yönetici Okulu düzenlemek oldu. Sırasıyla Kadın girişimcilere özel Boost with Facebook Eğitimi,  She Means Business Eğitimi, Girişimcilik ve İnovasyon  Eğitimi ,  Dijital Pazarlama Eğitimi ve burada adı geçmeyen birçok eğitimi fiziki ortamda veya dijital ortamda toplanarak devam ettirdik.Kurulumuzda bulunan akademisyenlerimizin desteğiyle  girişimci kadınlarımız ile anket çalışmaları gerçekleştirdik. Çalışmalarımız daha sonrasında Uluslararası Girişimcilik Kongresinde sunuldu.

Bilinçli nesillerin,bilinçli ailelerde yetişeceği düşüncesiyle Çanakkale’ nin tüm ilçelerinde ve merkezde Anne-Baba okulları düzenledik.

Nitelikli kadın girişimci sayısını artırmak amacıyla;  Kurul arkadaşlarımızla birlikte iş hayatına yeni katılacak kadınlarımıza doğru bir şekilde yol gösteren olabilmek adına mentörlük eğitimleri aldık.

Hali hazırda işlerine devam eden girişimci kadınlarımıza işlerini geliştirebilmesi adına;  konularında uzman kişilerle bilgilendirme toplantıları gerçekleştiriyoruz.

Kadın temsilliyetinin artırılması adına çeşitli panel ve organizasyonlarda konuşmacı olarak katılım göstererek  girişimcilik hikayelerimizi paylaşıyoruz.

Kurul olarak; kadına hitap eden, kapsayıcı, fayda sağlayıcı projeler üretiyoruz. Amacımız Türk kadınına , Çanakkale’mize yakışan,  kadının ekonomik sosyal politik ve kültürel anlamda yok sayılmadığı eşit ve var olduğu bir toplum düzeni sağlamak.

İnsanlık olarak içinden geçtiğimiz bu  dönemde yaşamın ne kadar kıymetli ve zor olduğunu tecrübe ettik. Bu zor süreçte hayatımızı kolaylaştıran bir çok kahramanlığa şahit olduk. İnsan hayatının devam etmesi için başta doktorlarımız olmak üzere sağlık çalışanlarımız, toplum hayatının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve gelecek nesillerin sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesi için de eğitim camiamız büyük bir sorumlulukla bu zorlu süreci en az zararla atlatmamızı sağlayan kahramanlar olarak karşımıza çıktılar.Elbette bununla sınırlı kalmadı, her sektör hem sektörel yaşamını sürdürebilmek hem de insan yaşamını kolaylaştırabilmek adına sorumluluk aldı. Örneğin; E-Ticaretle fiziksel olarak giderek ulaşamadığımız gereksinimlerimize, bir tıkla eriştik. hem tüketiciler hem de hizmet vericiler, yeni dünyanın zorlu ve evrimleşen düzenine hızla ayak uydurdu.

Bu amaçlar doğrultusunda her cephede mücadele veren, emek veren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, Çanakkale’mizin tüm kadınlarına en içten saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Facebook hesabı :TOBB Çanakkale İl Kadın Girişimciler Kurulu

İnstagram hesabı :canakkalekadingirisimciler 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sema Sandal ; ” Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte bu süreçte özveri ile çalışarak üyelerimize destek olduk”

  • Kendinizi ve mesleğinizi kısaca anlatır mısınız?

1965 Çanakkale doğumluyum. İlk , orta ve lise eğitimimi Çanakkale’de tamamladıktan  sonra  eğitimime İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde devam ettim. Mezun olduktan sonra tekrar memleketime döndüm ve 1987 yılında Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasında stajyer memur olarak göreve başladım.  1992 yılında 7 yıllık bir ara verdim ve 1999 yılında tekrar Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasında çalışmaya başladım, o gün bugündür kesintisiz olarak devam ediyorum.

Hemen hemen her biriminde çalıştığım Kurumumda 10 yıldır Genel Sekreter olarak görev yapıyorum. Mesleğimle ilgili bir işim olduğu için kendimi şanslı buluyorum ve işimi çok severek yapıyorum. Sürekli kendimizi geliştirmemize imkan veren bir işimiz ve ortamımız var.

Üyelerimizin mesleki hayatlarını kolaylaştırmak, sıkıntılarına  çözüm üretmek  ve bunları en yetkili mercilere iletmek ve takibini yapmanın yanı sıra , başta eğitim olmak üzere pek çok sosyal faaliyetlerle ekonomik ve sosyal hayata destek vermeye çalışıyoruz.

Kendimi şanslı hissettiğim diğer bir konu da genel sekreterliğim süresince çalışma hayatımızı kolaylaştıran , her daim destek olan , haklarımızı gözeten  kurumsal ve vizyoner  anlayış ile Odamızı yöneten  Başkanlar  ve ekipleriyle çalışmam olmuştur.

  • Pandemi süreci ile birlikte iş hayatınızda ne tür aksaklıklar yaşandınız? Bu aksaklıkları düzeltmek için ÇTSO’da ne tür önlemler aldınız?

Pandemi süresince üyelerimizin faaliyetlerine getirilen kısıtlamalar bizden olan taleplerini de ani bir şekilde değiştirdi. Hiç öngörmediğimiz ve ilk defa karşılaştığımız bu durumda çaresizliği yaşadık. Çünkü normal koşullarda üyelerimizin her talebini en kısa sürede karşılayabiliyor, karşılayamadıklarımızda da yine bir yol bulup çözüm üretebiliyorduk. Tescil, belge, rapor vb rutin talepleri tüm tedbirlere azami ölçüde riayet ederek çok hızlıca ve hiç aksaksız karşılamaya devam ettik. Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte bu süreçte özveri ile çalışarak üyelerimize destek olduk. Ancak özellikle işyerleri kapanan üyelerimiz ve çalışanlarının durumu, bu durumun belirsizliği konusunda elimizde  yetkili mercilere iletmekten başka , kalemimizi konuşturmaktan başka bir gücümüz yoktu.  Yönetim Kurulu Başkanımız hemen her gününü Odamızda geçirerek tüm iletişim kanallarını kullanarak üyelerimizin sorunlarını tek tek dile getirdi, takipçisi oldu.

  • Pandemi sürecinde üyeleriniz sizden ne tür destek ve yardım talebinde bulundu? ÇTSO olarak siz neler yaptınız? Kısaca bunlardan bahseder misiniz?

Üyelerimizin bu süreçte taleplerini almak, hiçbir konuyu atlamamak için ilk etapta telefon ile 21 meslek grubunda bir anket çalışması yaptık. Tüm sektörlerin sıkıntılarını tespit ettik. Genel ve özel olarak gruplandırdık ve sürekli TOBB’ne ilettik. Yerelde çözülebilecekler için yerelde girişimde bulunduk.  Genel talepler ; vergi, sigorta, kredi vb ödemelerin hiç faizsiz ötelenmesi, faizsiz kredi, kira indirimi, kira stopajlarının tahakkuk etmemesi, istihdam desteği,  vergi oranlarında indirim oldu.  Bu taleplerin bir kısmına kısmen destekler de verilmiş olsa da tabi ki yeterli değil. İnşallah en kısa zamanda tüm işyerleri kontrollü normalleşme ile birlikte tedbirlere uyarak faaliyetlerini devam ettirebilirler. Allah Devletimizin ve tüm işverenlerin, çalışanlarının yardımcısı olsun.

Bu süreçte tüm kamu  çalışanlarının iş dünyasının bürokratik işlerini kolaylaştırmalarını ve

“ bir ay maaş almasam ne yapardım ” düşüncesi ile empati kurmalarını rica ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Doktor Sevil Çetinbaş ; “Hastalarımı tedavi ederken her şeyi yaşatmaya çalıştım”

  • Kendinizi ve mesleğinizi kısaca anlatır mısınız?

1972 Çanakkale doğumluyum. İlk ve orta eğitimimi İzmir’de tamamladıktan sonra Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdim. Uzmanlık eğitimimi ise Eskisehir OGÜ Tıp Fakültesi’nde tamamladım. 11 yıldan beri Çanakkale Devlet Hastanesi’nde Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı olarak, ameliyathane ve yoğunbakımda Uzman Doktor olarak çalışmaktayım.

  • Pandemi dolayısıyla iş yükünüzün artması ev ve sosyal hayatınızı nasıl etkiledi?

Pandemi döneminde , çalışma şartlarım ağırlaştı ve ailemle ilişkim kesildi; aylarca ailemle görüşemediğim gibi , diğer insanlarla da onları korumak adına ilişkimi kesmek ve yalnız kalmak zorunda kaldım. Sadece ben değil tüm sağlık ekibimiz çok yoruldu. Kendini aileni korumak ama aynı zamanda iyileştirmeye çalışmak hem bizim hem hastalarımız için zordu. Zor günler geçirdik ve geçiriyoruz .

  • Doktor olarak pandemi sürecinde riskli bir meslek icra ederken, fedakârlığın hep sizden beklenmesi karşısında neler hissettiniz? Bu fedakarlığı yaparken toplumdaki bazı duyarsız davranışlar karşısında neler hissediyorsunuz?

Yoğun bakımda çalıştığım için  hastalarım en ağır seviyede hastalardı, gözlerinde ölüm korkusu ve yaşam isteği vardı. Hastalarımı tedavi ederken her şeyi; ailemi kendimi,yorgunluğumu ,insanların dikkatsiz ve duyarsızlığını unuttum, sadece nefes almak ve yaşamak istiyorlardı ve ben elimden geldiğince yaşatmaya çalıştım. Nefes alamamak , en sevdiğiniz kişiyi kaybetmek ; hastalarım ve yakınları ile yaşadım çok acı vericiydi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğretmen Tuba Aydeğer ;” Öğrenmek ömür boyu bir süreç, öğretmenlik bu sürecin can damarıdır”

  • Kendinizi ve mesleğinizi kısaca anlatır mısınız?

Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü 2003 yılında tamamladıktan sonra yüksek lisansımı 18 Mart Üniversitesinde yaptım. 2004 yılından bu yana Çanakkale Kolejinde Türkçe öğretmenliği yapmaktayım. Öğretmenlik bir tutkudur. Bir milletin geleceğini sevgi, şefkat, özveri ve ideallerin üzerinde yükseltme tutkusudur. Bir öğretmen bilgisi ve tecrübesiyle çocuklara, gençlere iyiyi, doğruyu ve güzeli gösterirken cehaletle savaşır; toplumun entelektüel birikimini ve ahlakını güçlendirir; ülkeleri yüceltir. “Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.” diyen Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, öğretmeni “geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusu” olarak tanımlamıştır. Öğretmenliğin anlamı tam da bu tanımda saklıdır. Öğrenmek ömür boyu bir süreç, öğretmenlik bu sürecin can damarıdır.

  • Pandemi dolayısı ile okula gitmeyip evde uzaktan eğitim gören çocuklarınız ve sizin de öğrencilerinize online ders yapıyor olmanız sizi zorladı mı? Bu süreci nasıl yönettiniz?

23 Mart 2020 tarihinden bu yana uzaktan eğitim uygulanıyor. Öğretmeninden öğrencisine, velisinden okul idarecisine uzaktan eğitim hepimize yeni bir deneyim kazandırdı. Bugüne kadar yürüttüğümüz süreçleri iki boyutlu ekranlara sığdırmak durumunda kaldık. Okul düzenimizi evlerimizin içinde kurarak her öğrencimizin evini sınıf yaptık. Öğrenme verimini arttırmak için teknoloji destekli güncel teknikler ve uygulamalar geliştirdik. Sürece adaptasyon hızımız arttıkça ders verimliliğimiz arttı. Kimi zaman öğrenci konsantrasyonunu çevrim içi ortamda yüksek tutmak kolay olmasa da geçen uzun sayılacak bir süreç sonrası hepimiz uzaktan eğitime büyük oranda alıştık diyebilirim. Biz evde okul düzeninde olduğu gibi kurallarımızı belirledik. Her birimiz ayrı odada derslerimizi yaparken kimse kimsenin yanına ders esnasında gitmeyecek, anne ders yapıyor ya da toplantıdaysa sessiz olunacak gibi.  En önemli eksik öğrencinin arkadaşına, öğretmenin öğrencisine dokunamaması diyebilirim.

  • Hem öğretmen hem anne olmak bu süreçte size neler yaşattı?

Aynı ortamda olmak, ihtiyaçlarını görüp onlarla ilgilenememek zor ve yıpratıcı oldu. Annesi olarak evdesin, yakınındasın ama sakın yanıma gelme, kapımı açma gibi kurallar koyuyorsun. Birinci ve beşinci sınıfa giden iki oğlum var. İkisinin de desteğe ve takibe ihtiyaçları oluyor ama benim önceliğim onlar olamıyor. Okulda öğrencilerimle, evde çocuklarımla ilgilendiğim tablo tamamen değişti. Bu sürecin hepimize yüz yüze eğitimin kıymetini, okulların değerini daha iyi öğrettiğini düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E-Ticaret Serap Acar ; “İnsanlar evlerine kapandığı dönemde onlıne alışveriş yapmaya alıştı

  • Kendinizi ve mesleğinizi kısaca anlatır mısınız?

1983 yılında İstanbul’da doğdum.Trakya Üniversitesi Maden Bölümü mezunuyum.13 yıllık evliyim.. 2 kız çocuğum var. Son 8 yıldır Çanakkale’de yaşıyorum. Uzun süre satış pazarlama alanında Tıbbı Mümessil olarak çalıştım. Hayatımın her döneminde bir hobi ile uğraştım. Bir gün hobi olarak uğraştığım  taş boya işinin  mesleğe dönüşeceğini hayal bile edemezdim. Doğadan topladığım tüm materyalleri bir araya getirerek hediyelik eşyalar üretiyorum.Bu materyeller neler diye sorarsanız doğanın bize armağan ettiği, deniz kenarından topladığım taşlar, dal parçaları, deniz kabukları ve yosun gibi materyalleri boyayarak tablolar oluşturuyorum.İnstagram ve etsy aracılığıyla ürünlerimin satışını gerçekleştiriyorum.

  • Pandeminin yürütmekte olduğunuz ticarete etkisi nasıl oldu? E-ticaret üzerinden yaptığınız satışlarınızda herhangi bir değişiklik oldu mu? Bu değişikliği nasıl bir plan yaparak yönettiniz?

Pandemi sürecinde açıkcası  ticaretim pek etkilenmedi. Hatta talepler daha da arttı. İnsanlar evlerine kapandığı dönemde onlıne alışveriş yapmaya alıştı..benim açımdan bir sorun oluşmadı.. Eğer oluşsaydı, kafamdaki planım evdeki kişilerin kolaylıkla yapabileceği özel kitler hazırlamaktı ki bu projeyi en kısa zamanda gerçekleştireceğim.

  • Pandemi bittiğinde tüketicilerin alışverişlerini e-ticaret üzerinden devam ettirmelerinin bir alışkanlık olacağını düşünüyor musunuz?

Gördüğüm kadarıyla uzun süre insanlar online alışveriş yapmaya devam edecek. Zamanla bu durumun alışkanlık haline geleceğine inanıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E-Ticaret Buse Aşık Kaya ; “ Kısa süre içinde de daha fazla sanal alışveriş platformunda yer alarak tüketiciye direkt hizmet vereceğiz”

  • Kendinizi ve mesleğinizi kısaca anlatır mısınız?

1991 İzmir doğumluyum. İlk Orta ve Lise öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İzmir Nevvar Salih İşgören Anadolu Meslek Lisesinde Grafik Tasarım bölümünden mezun olduktan sonra Mersin Üniversitesi Taşucu Meslek Yüksek Okulunda Organik Tarım okudum. Şuanda da Anadolu Üniversitesi Havacılık Yönetimi bölümünde öğrenimime devam ediyorum.

Organik Tarım programında öğrenim görürken tarım ve gıda güvenliği konusunda  bazı eksiklikler olduğunu fark ettim. Sağlıklı ve yöresel ürünler tüketmeye özen göstermeye başladım. Daha sonra organik ve yöresel gıdaların kullanımını, tüketiciler üzerinde yaygınlaştırabilmek amacıyla Busenin Çiftliği adında bir şahıs şirketi kurarak ilk adımı attım. Ürünlerimin bir bölümünü kendim üretirken bir bölümünü de güvenilir kaynaklardan temin ederek  www.buseninciftligi.com adresimiz ile sanal mağazacılık platformu üzerinden tüketicilere sunmaya başladım.

  • Pandeminin yürütmekte olduğunuz ticarete etkisi nasıl oldu? E-ticaret üzerinden yaptığınız satışlarınızda herhangi bir değişiklik oldu mu? Bu değişikliği nasıl bir plan yaparak yönettiniz?

İşletmemizin faaliyete geçmesi tam da pandemi sürecine denk geldi. Tüketiciler pandeminin ortalarında oldukça fazla gıda ürünü alıp stok yaptılar Bu dönem biz ve bizim gibi küçük işletmeler adına umut vericiydi. Ancak kısıtlamalar ile beraber sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Yıl başının hemen ardından neredeyse tüm satışlar zayıfladı. Çünkü tüketici ve hatta bizler de dahil olmak üzere büyük bir belirsizlik içinde yaşamaya başladık. Bizim kendimizi biraz daha şanslı görmemizin sebebi ürün skalamızın içerisinde besin takviyesi olarak kullanılan propolis ,polen lokumu, kozalak şurubu gibi sağlıklı gıda ürünleri olmasıdır. Öncelik olarak kendi web sitemiz ve sosyal medya üzerinden hizmet verirken büyük ortak satış mağazalarına da dahil olduk ve ürünlerimizi her bir platformda öne çıkarmak adına çeşitli reklamlar verip daha fazla tüketiciye ulaşmaya çalıştık. Öyle ki en dürüst satıcı olma gayreti içerisinde çalışmalarımıza devam ettik. Kısa süre içinde de daha fazla sanal alışveriş platformunda yer alarak doğrudan tüketiciye hizmet vermeye devam edeceğiz.

  • Pandemi bittiğinde tüketicilerin alışverişlerini e-ticaret üzerinden devam ettirmelerinin bir alışkanlık olacağını düşünüyor musunuz?

Alışkanlıklar birden oluşmaz veya değişmez tabi ki. Ancak kolay ulaşım imkanı sağlamak demek günümüzün çalışan bireyleri için adeta biçilmiş kaftan. Şu an yaşadığımız pandemi süreci kısa zamanda son bulsaydı o zaman toplum alışkanlıklarını değiştirmez ve aksine sahip çıkardı. Ancak uzun süren ve hayatımızdan koca bir seneyi çalan covid 19 salgını birçok kurumsal firmanın bile evden çalışmasına sebep oldu. Ve hatta bazı kurumsal firmaların bu sistem ile çalışmalarına devam edeceği söyleniyor. Yani alışkanlıklarımız tamamen değişti çünkü yaşantımız değişti.

Tüketici pandemi süreci öncesinde E- ticareti varsayalım ki  %30 oranlarında kullanırken pandemi sürecinde bu oran %85-90’lara ulaştı. Pandemi bittiğinde tabi ki %90 seviyelerinde kalmayacağını ancak %60’nda altına düşmeyeceğini düş