22 Ekim 2021

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek ile Mersin Milletvekili Alpay Antmen FETÖ Borsasının araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Önergesi verdiler.

FETÖ Borsası” ağında yer alan kamu görevlilerinin, yargı mensuplarının, medya çalışanlarının ve siyasiler kim?”

Erkek ve Antmen’in soru önergesinde şu ifadelere yer verildi.

Aynı anda hem mafya hem de mevcut hükümetin bir Bakanı ile ilişkileri olduğu ortaya çıkan sözde gazetecilere ilişkin her geçen gün yeni bilgi ve belgeler gündeme gelmektedir. Çeşitli iddialara da konu olduğu biçimde; FETÖ ile ilişkisi olan ya da olduğu ileri sürülen kişilerin gerek yargı gerekse Olağanüstü Hal İşleri İnceleme Komisyonu (OHAL Komisyonu) aracılığıyla affedilmesi için siyasi nüfuz kullanarak aracılık yapan ve bunun için yüklü miktarlarda para alan siyasilerin ve gazetecilerin oluşturduğu yapılanma “FETÖ Borsası” diye anılmaktadır.

Bizzat iktidar partisinin içerisinden isimlerin de, ’FETÖ borsası kurulduğu ve bazı FETÖ üyelerinin para karşılığı itirafçı adı altında serbest bırakıldığı’ biçiminde itiraf ettiği, çok sayıda kitaba ve köşe yazısına da konu olan, kimi örneklerinde cinayetlerin, intiharların bulunduğu borsa ile ilgili iktidar tarafından etkin bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı kamuoyunca takdir edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde aynı anda hem mafya hem de mevcut bir Bakanla ilişkide oldukları bilinen sözde ‘gazetecilerin’ 17 Haziran 2020’ye ait bir videoda aynen şunları söylediği görülmektedir: “Gerek Süleyman Soylu’ya gerek OHAL işlemleri komisyonuna gerek diğer mercilere, masum olduğuna inandığım binlerce insanın dosyasını götürdüm. Dedim ki; ‘bu insanlar masum çıkmazsa hesabını benden sorun’ ve araştırmalar yapıldı. Hepsinin bir iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı.” Bu ifade, FETÖ Borsasının başka bir itirafıdır. 

Yakın zamanda ortaya atılan bilgi ve belgeler bu işlerin “bedeli mukabil” yapıldığını, FETÖ borsasının bu yöntemle çalıştığını göstermektedir. Çok sayıda FETÖ ve darbe girişimiyle ile ilişkisi olmayan, gerçekten masum insanın cezaevinde yattığı, suçsuz akademisyenlerin ve iktidara muhalif kişilerin “OHAL bir lütuf gibi kullanılarak” KHK ile atıldığı, yargı tarafından verilmiş göreve iade kararları olanların, işlerine dönemediği ülkemizde bahsi geçen bu olaylar, “adaletin çöktüğü” biçiminde yorumlanmaktadır.

Yine kamuoyunda yer alan iddialarda bazı yargı mensuplarının “mallarına çökmek” istediği iş insanlarını “FETÖ soruşturması” ile korkutarak haraç aldığı konuşulmaktadır. Türk Adalet sisteminin ve yargısının içinde olduğu güvenilmez durum daha da derinleşmiştir. Halkın adalet kurumlarına olan güvensizlik duygu ve düşünceleri devletle toplum arasında ciddi kopmalara neden olmaktadır.

Bahsi geçen sözde gazeteciler ve onlar gibi isimler Cumhurbaşkanlığına bağlı çalışan OHAL Komisyonu’na kaç dosya vermişlerdir? Verdikleri dosyalara istinaden kaç isim görevine iade edilmiştir? İkili ilişkilerini kullanarak OHAL Komisyonu’nda benzer işler yapanlara dair herhangi bir araştırma ya da soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmamış ise iktidar, yargıya başvuru, Devlet Denetleme Kurulu’nu çalıştırma gibi yöntemlerle bu konuya dair girişimlerde bulunacak mı? Kitaplara, köşe yazılarına konu olan, bizzat iktidar temsilcileri tarafından var olduğu ifade edilen FETÖ Borsası iddialarının üzerine iktidar tarafından gidilmemesinin nedenleri nelerdir? FETÖ Borsasını içerisinde yer alan yargı mensupları kimlerdir? Hızlıca zenginleşen bu kişilerin mal varlıkları incelenmiş midir?

Ülkemizde bitme noktasına gelen adalet duygusunun yeniden inşası için bu soruların ivedi biçimde yanıtlandırılması ve bahsi geçen konuyla iddiaların aydınlatılması gerekmektedir.

“Sözde gazetecilerin” İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya KHK’lı kişilerin dosyalarını götürdüğü ve bu kişilerin yapılan aracılıkla görevlerine iade edildiği iddialarının araştırılması; bu kişilerin ne karşılığında dosyalarının incelendiğinin ortaya çıkarılması, “FETÖ Borsası” ağında yer alan kamu görevlilerinin, yargı mensuplarının, medya çalışanlarının ve siyasilerinin kim olduklarının açıklanması ve sürecin şeffaf bir biçimde aydınlatılarak gereken adımların atılmasıamacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.”