23 Ekim 2020

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

İslamda Aile Yuvası

Yüce Rabbimiz kainattaki canlı varlıkları çiftler olarak yaratmıştır. İnsanlar, hayvanlar ve hatta bitkiler böyledirler. Yine aynı şekilde bazı şeylerin ne demek olduğunu daha iyi anlayalım, veya değerini ve kıymetini daha iyi bilelim diye de zıtlarıyla var etmiştir. Yaşantımızda karşılaştığımız, şahit olduğumuz hisler, duygular ve tabiat hadiseleri de böyledir. Sevinç-üzüntü, gülmek-ağlamak, sert-yumuşak, hayat-ölüm, siyah-beyaz, açlık-tokluk, gec-gündüz, yaz-kış gibi binlerce zıtlıktan birkaçına bunlar örnek verilebilir. Yüce Yaradanımız kainattaki mevcudatı ve olayları zıtlarıyla beraber yaratırken canlıları da karşıtlarının yerine eşli, çiftli olarak halk eylemiştir. Yani bir erkek ve bir dişi cinsi olarak birbirlerinin çok benzeri olarak ama bazı ruhsal ve fiziksel yönleriyle de birbirinden farklı olarak yaratmıştır.

 

Hucurat Suresi 13. Ayeti Kerimesinde yüce Allah (C.C.) ‘’Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.’’ buyurarak varoluş hakikatimizi bize bildirmektedir. Bizler insanoğlu ırkı olarak asırlar önce ilk atamız Adem babamız (A.S.) ve Havva anamızdan (R.A.) çoğalarak dünya sahnesindeki yerimizi almış bulumaktayız. O günden bugüne nesilden nesile çoğalarak geldik ve kıyamete kadar da insanlık alemi bir erkek ve bir kadının birlikte yaşamak için kuracağı sıcak aile yuvasından meydana gelecek yeni yavru nesillerle varlığını sürdürecektir. Aile yuvası huzurun mutluluğun saadetin kaynağıdır. Öyle de olmalıdır.

 

Neslin devam etmesini sağlaması için Yüce Rabbimiz eşler arasında aşk, sevgi ve şehvet muhtevalı manevi bir çekim kuvveti var eylemiştir. Hem de erkek ve kadını birbirini tamamlayan ve de birbirine muhtaç iki insan cinsi olarak yaratmıştır. Erkek ve kadınlar şu hayat sahnesinde birbirlerine muhtaçtırlar ve birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar. Bu hususta Yüce Allah (C.C.) Kuranı Kerimde Bakara Suresi 187. Ayeti Kerimesinde ‘’Onlar, sizin için fenalığa karşı koruyucu bir elbise ve siz de onlar için koruyucu bir elbise gibisiniz.’’ buyurmaktadır. Erkekler çalışırlar evin geçimini temin ederler kadınlar da evdeki düzeni sağlar, çocukların eğitimini ve yetiştirilmesini sağlar ve ev işlerini yerine getirirler.

 

Erkek ve kadından oluşan ,sonrasında da çocuklar ve torunlarla genişleyen aile yuvaları huzur ve mutluluğun sevgi ve merhametin ilk kaynağıdır. Hepimiz sevgiyi,şefkati,merhameti, huzur ve mutluluğu ilk defa ailelerimizde görür, öyle yetişiriz. Ailede anne baba mutlu ve huzurlu olursa tüm evde saadet olur. Çocuklar güçlü bir psikolojiyle hayata atılırlar. Ancak ailede eşler arasında geçimsizlik, düşmanlık, tartışma ve kavgalar varsa bu durum geleceğimiz olan yavrularımıza da etki eder ve sağlıksız bir nesil ortaya çıkar. Ailede anne baba ve çocuklar arasında sevgi, şefkat ve muhabbet çok yoğun olmalıdır. İnsan evvela evinde mutlu olmalı ve hayatında önceliği ev halkına vermelidir. Aileyi yaşantısının merkezine koymalıdır. Eşini ve çocuklarını ihmal etmemeli, sevgisiz bırakmamalıdır. Özellikle erkekler biraz daha narin ve zarif olan eşleriyle güzel geçinme gayreti içinde olmalı, onları üzmemelidir. Asla şiddet uygulamamalıdır. ’’Kadınlarınızla iyi geçininiz’’ (Nisa 19) Kur’an emrine göre gerekenler neyse onlar yapılmalıdır. Allah Rasülü (S.A.V.) Efendimiz de “Kadınları dövmeyiniz! Kadınlarını döven kimseler, sizin hayırlınız değildir.” (Ebû Dâvûd, Nikâh 42) buyurarak kadınlara el kaldırmayı,onlara şiddet uygulamayı asla tasvip etmemiştir.

 

Aile yuvalarımızı gerçek huzurun, sevgi ve muhabbetin eksik olmadığı, eşler arasında daima aşk ve geçimin var olduğu, çocukların güvenle ve merhametle yetişip büyüdüğü sağlıklı ortamlar haline getirelim ve öyle kalmasına eşler olarak azami gayret edelim. Aile yuvalarının çok kolay ve sık dağıldığı günümüz şartlarında eşlerimiz ve çocuklarımızla birlikte Allahın ve Rasülünün emir ve yasaklarına, tavsiyelerine riayet ederek ibadet ve kulluk bilinciyle hanelerimizde İman ve İslamın huzuruyla birlikteliklerimizi sürdürelim. En ufak bir anlaşmazlıkta hemen yuvalarımızı dağıtmaya, boşanmak için mahkemelere koşmayalım. Ailemizi ayakta tutmaya canla başla çalışalım. Ailelerimiz bizim sığınağımız,son kalelerimizdir.Yıkılmaması için herşeyi yapalım.Yıkmayalım.

 

Günümüz hayırlı, bereketli ve huzurlu olsun. Cuma’mız mübarek olsun…