23 Ekim 2020

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

EZİNE MÜFTÜSÜ MUSTAFA ARDA KÖŞE YAZISI ; “Şeytanın Müminleri Kulluktan Bezdirme Yöntemi;Vesvese”

“Şeytanın Müminleri Kulluktan Bezdirme Yöntemi;Vesvese”

 

21. yüzyılda maalesef ruhsal problemler çağımızın en büyük problemi haline gelmiş durumdadır. Herkesin dilinde depresyon, panik atak vs. gibi birçok psikolojik sıkıntı isimleri dolaşır haldedir. Ruhsal yönden huzurlu olan, manevi problem yaşamayan insan günümüzde neredeyse yok gibidir. Bu durum dini yaşantıyaçok önem veren inançlı insanlarda da olabiliyor Bu da gayet doğal bir durumdur. Çünkü herkes nasıl normal hasta olabiliyorsa, hastalıklara yakalanabiliyorsa, dindar insanlar da hasta olabiliyor. Psikolojik problemler her ne kadartam olarak gerçek bir hastalık sayılmasa bile bir nevi rahatsızlık olduğuna göre bu tür sorunlar da herkeste görülebilir. Yani psikolojik bozukluklar dindar insanlarda da yaşanabilir. Çünkü dindar kişiler de normal birer insandırlar. Biyolojik olarak diğerlerinden bir farkları yoktur.

 

Yaşadığımız modern çağın bir sonucu mudur, teknolojinin bir yan etkisi midir, ya da yediğimiz içtiğimiz besinlerdeki birçok katkı maddelerinin, doğal olmayan şeylerin vücudumuza verdiği zararın bir tesiri midir tam bileinemiyor ama hayata baktığımızda insanların çoğunun mide bağırsak sorunlarından muzdarip olduğunu, belki bunun ortaya çıkardığı gerginlik ve huzursuzlukla da bazı psikolojik sorunlara yakalandığını görüyoruz veya duyuyoruz. Maneviyata önem veren, inancını yaşamak için gayret gösteren mütedeyyin, muhafazakar insanlarda da, yani dindar insanlarda da bu durum görülebiliyor. İbadetlerle meşgul iken aklına şüpheler geliyor, bazı dini takıntılara sahip olabiliyor, abdestinin olup olmadığından, namazının kabul olup olmadığından şüphe duygusu içine düşüyor. Acaba benim imanım mı yok, imanıma bir zarar mı geldi diye ruhsal sorunlar yaşayabiliyor. Bu hususları insanlar çevresindekilere pek dillendirmeseler de yakınımızdaki kişilere bakıyoruz ki böyle durumlar oldukça yaygın, yani böyle örnekler çok mevcut. Abdest almaktan veya gusletmekten namaz kılmaya vakit bulamayan, temizlik takıntısı yaşayan, namaz kılarken aklından dine, imana, islama uymayan kötü düşünceler geçtiğinde panik yaşayan inançlı kişiler var. Benim zihnimde küfür sözleri dolaşırken bu durumda nasıl namaz kılarım, ben herhalde dinden çıktım, Allah (C.C.) beni sevmiyor galiba, veya ben imanımı mı kaybettim  acaba diyerek dinden uzaklaşmaya çalışan kişiler dahi olabiliyor. Çünkü bu insanlar aklına gelen düşünceleri kontrol etmek zorunda olduğunu, zihnine uğrayan kötü düşüncelerden, şüphe ve evhamlardan yani dini adıyla vesveseden Allah katında sorumlu olduğunu düşünerek çareyi Allah’ın huzurundan kaçmakta, Allah’tan uzaklaşmakta arıyor. Zaten Şeytanın da tam istediği budur, tam da tüm varlığıyla elde etmek için uğraştığı asli hedefi budur. İnsanları şüpheye düşürmek, ve Allah’tan uzaklaştırmaya çabalamak. Kişi Allah’tan uzaklaştığında da ona artık vesvese vermediğinden insanı geçici olarak rahat bırakıyor ki  o kişi,yaşadığı sorunun namazdan dolayı olduğunu, dindarlıktan dolayı bunları yaşadığını zannetsin, ve hayatına böylece ibadetlerden uzak durarak devam etsin.

 

Vesvese inançla ilgili bir terimdir ve insanın aklına dini konularda gelen olumsuz, kötü düşünceler demektir. Yani Şeytanın insanın kalbine şek, şüphe ve evham duyguları fısıldamasıdır, üflemesidir. Hikmet-i İlahidir ki Şeytan kişilere hayatlarında en değer verdiği, en önemsediği konularda vesvese verir. Yani vesveseler o istikametten gelir. Hz. Peygamberimize (S.A.V.) sahabe efendilerimiz şöyle sordular: Zihnimizden bir kısım vesveseler geçiyor, bunları dile getirmenin bile günah olacağından korkuyoruz.” Hz. Peygamber (S.A.V.):”Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu. Sahabe-i Kiram”Evet!..” deyince “İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez).”dedi.” [Müslim, İman 209 (132); Ebu Dâvud, Edeb 118 (5110)] . Yine dediler ki: “Ey Allah’ın Resulû, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu dile getirip söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercîh eder. Bu vesveseler bize zarar verir mi?.”  Hz. Peygamber (A.S.): “Hayır, bu (korkunuz) gerçek imanın ifadesidir.”cevabını verdi.” Yani insan neye önem veriyorsa Şeytan o konuda ona vesvese verir. İmani konularda vesvesesi olan insanlar aslında çok sağlam imana sahiptirler, imanlarına çok önem verdiklerinden dolayı bu konularda çok hassastırlar ve onu kaybetme korkusuyla bunalıma girerler. Ama Efendimizin (S.A.V.) de belirttiği gibi bu durum aslında şer değil tam tersine hayırdır ve gerçek imanın alametidir. Vesveseyle meşgul olmamak, üzerinde durmamak, bunun Şeytanın bir gayreti olduğunu bilerek her halükarda kulluğa devam etmek, Allahtan uzaklaşmamak, Şeytanın maskarası olmamak gerekir. Bakara suresinin 286. ayetindeki “Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz” ifadesinden Allah Teâlâ’nın kullarını güç yetiremeyecekleri şeylerden mesul tutmayacağını görürüz ki bu, Allah’ın değişmez bir kanunudur, Rabbimizin kullarına olan rahmet, merhamet ve şefkatinin bir göstergesidir. “Allah sizin için kolaylık diler, fakat zorluk dilemez” (Bakara 185) ayeti de bu gerçeğe ışık tutmaktadır.

 

Müminler de herkes gibi normal bir insan olması hasebiyle bunalıma girebilir, vesveseye maruz kalabilirler. Şeytanın asli görevi vesvese olduğu gibi müminlerin görevi de her durumda Allaha kulluktur. Ölünceye kadar imtihanlardan geçerek Allahın rızasını kazanmaya çalışma hususunda sabırlı, azimli ve gayretli olmaktır. Çünkü vesveseden kurtuluş yoktur. O hep var olacaktır. Vesveseyle beraber kul olmaya devam etmekle mükellefiz. Şeytanın bizi kulluktan uzaklaştırma stratejisine teslim olmayalım…

Hayırlı Cumalar…