26 Eylül 2020

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

İnsan hayatta her şeyle karşılaşabilir. Her günümüzün, her anımızın bizim istediğimiz gibi olması tabii ki çok güzel olurdu ama maalesef gerçek dünyada işler böyle yürümüyor. İster iyi ol ister kötü,ister zengin ol ister fakir,genç veya yaşlı,yani ne olursan ol, kim olursan ol şu fani imtihan dünyasında mutlaka istemediğimiz olaylarla karşılaşıyoruz, her birimiz farklı imtihanlardan geçiyoruz. Bu kıyamete kadar böyle olmaya da devam edecektir. İmtihan dünyasında yaratıldığımıza göre zaman zaman bizi üzen, canımızı sıkan hoşlanmadığımız olaylarla karşılaşacağız. Doğal bir durumdur ki her işimiz sorunsuz hallolmayacaktır. Mutlaka bir yerlerde terslikler gelip bizi bulacaktır. O anlarda bizim göstermemiz gereken davranış meseleyi halletmek için gerektiği şekilde gayret göstermek ve sonrasında da sabredip tevekkül ederek sonucu Allaha havale etmektir.

Hemen isyan etmemek, aceleci olmamaktır. Sabır, insanoğluna bahşedilmiş sonsuz bir hazinedir. Sabretmek, kurtuluşa, başarıya sebep olan güzel bir huydur. Sabır, peygamberlerin vasıflarındandır. Bunun için atalarımız ‘’sabır acı ise de meyvesi tatlıdır’’, ’’sabır selamettir’’, ’’sabırla koruk helva olur’’ gibi güzel sözler söylemişlerdir. Belalara sabretmek, kurtuluşa sebeptir. Gerektiğinde sabredebilmek çok büyük bir erdemdir. Zaten insan olarak üzerimize düşeni yaptıktan sonra geriye sabretmekten başka yapabileceğimiz bir şey kalmamaktadır. Ya da isyan edip kendimize ve çevremize zarar vermek yolu vardır ki bu da bir Müslümanın tercih edeceği doğru yol değildir. Sabrın çok kapsamlı bir manası vardır. Bela ve musibetlere, hastalıklara sabretmek gerektiği gibi, kullluğa devam etmekte de sabır gösterilmelidir. Belalar, musibetler ve zaman zaman hastalıklar hayatta başımızdan hiç eksik olmayacak üzücü hadiselerdir. Ama kulluğun,imtihanın da bir gereğidirler. Çünkü Yüce Allah (C.C.) kullarına nimet verdiğinde şükredilmesini sıkıntı verdiğinde de sabredilmesini ve isyan edilmemesini beklemektedir. Kullarını şükür ve sabırla imtihan etmektedir.

Müslüman başına gelen her olayın bir hikmeti ve sebebi olduğu bilinciyle iyi bir şeyle karşılaştığında şükretmeli, kötü bir şeyle karşılaşınca da sabretmelidir. Böylece her zaman kazançlı olmalıdır. Çünkü Rasulüllah (S.A.V) Efendimiz “Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır. Onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe, nimete kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa, musibete uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur” (Müslim, Zühd, 64) buyurarak her an kulluk bilinciyle yaşamamızı ve bizi üzen olayları sabırla karşılamamızı tavsiye etmektedir. Sabrın büyüklüğü ve fazileti sebebiyle Kur’an-ı Kerimde yetmişten fazla yerde sabır ve sabredenlere verilecek sevaplar bildirilmektedir. ’’Sabredenlerin mükafatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz’’ [Nahl 96],’’Allah sabredenleri sever’’ [Al-i İmran 146] ‘’Ey iman edenler, sabredin, sabretmekte birbirinizle yarış edin’’ [A.İmran 200] Ayet-i Kerimeleri bunlardan bazılarıdır. “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 153) ayeti kerimesi gereğince bizler Müslümanlar olarak daraldığımızda,sıkıldığımızda ve içinden çıkamadığımız zor durumlarda sabır ve namazla, duayla Yüce Allah’tan bize yardım etmesini dileyip O’na sığınacağız. Çünkü bizim sığınacağımız, kendisinden yardım niyaz edeceğimiz başka bir ilahımız yoktur.

Bizleri yaratıp imtihan sahnesine gönderen Yüce Allah’ımızdan her zaman iyilikler ve güzellikler nasip etmesini, zaman zaman imtihan icabı karşılaşacağımız üzücü hadiselere karşı da dayanma gücü vermesini, sabredenlerden olabilmeyi nasip etmesini niyaz ederiz. Hoşnut olduğumuz şeylerle karşılaştığımızda şükredelim, üzüldüğümüz hadislerde de sabırlı olalım ki imtihandan kazançlı çıkıp ebedi hayatımıza yatırım yapalım, Allahın ve Resulünün sevgisini elde edelim. Allaha layık bir kul, Rasülullah’a layık bir ümmet olabilelim.