25 Eylül 2020

EzineTürk

Haberin Doğru Adresi

Melek olarak yaratılsaydık hiç günahımız olmayacaktı,yani günah işlemeyecektik. Daha doğrusu günah işleme kabiliyetimiz olmadığından böyle bir şeyi yapmayı bile düşünemeyecektik. Çünkü Yüce Rabbimiz (C.C.) melekleri günah işleyemeyecek bir surette yaratmıştır. Şeytan ise istese de iyilik yapamaz. Çünkü o Allah’a isyan bayrağını açarak asıl karakterini değiştirmiş, artık iyilik yapamaz hale gelmiş ve kötülüğün de timsali olmuştur.

Biz Adem oğullarına gelince; İnsanlar olarak hem günah işleyebilme hem de iyilik yapabilme kabiliyetiyle yaratılmışız.Hamurumuzda hem meleklerden hem şeytanlardan bir eser vardır. Bazen iyilik ve güzellikler, Allahın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlar ortaya koyabileceğimiz gibi zaman zaman da kötü işlerde, günah olan fiillerde bulunabiliriz. Çünkü bizim yapımız buna müsait olarak yaratılmıştır ve biz insan denen farklı varlıklarız. Bazen meleklerden üstün olabilirken bazen de şeytanı bile geride bırakabiliriz. Yüce Allah’ın çok affedici,çok bağışlayıcı, çok merhamet edici gibi sadece kendisine mahsus özel sıfatları vardır. Esmaül Hüsna dediğimiz Allah’ın 99 güzel isimlerinde hep kullarına olan sevgisi, şefkati ve merhameti ön plandadır.İnsanlar hata yapmasaydı, günah işlemeseydi Allah kimi affedecekti. Bu sıfatlar, bu özellikler nerede tezahür edecekti. Zaten bir hadis-i Şerifte sevgili peygamberimiz (S.A.V) “Nefsim kudret elinde olan Zat’a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeyecek olsaydınız, Allah sizi helak eder; günah işleyen, ama hemen istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi.” (Müslim, Tevbe 9) buyurarak Allah’ın affetme, bağışlama, sıfatının mutlaka tecelli edeceğini bildiriyor. 

Yüce Rabbimiz (C.C.) Kur’an-ı Kerim’inde ‘’De ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.O, çok esirgeyen, çok bağışlayandır.” (Zümer Suresi, 53.Ayet) buyurarak günah bataklığında boğulmak üzere bile olsak Allahın rahmetine sığınmamızı, af dilememizi ve ümitsiz olmamamızı bize emrediyor. Dinimizde Allah beni affetmez diye düşünmek, af edilmeyeceğine inanmak bir nevi küfür sayılmıştır. Çünkü en büyük olan şey Allahın affıdır.Hiç bir günah onun affından daha büyük olamaz.Biz küfür ve şirkten kendimizi koruyabilirsek günahımız ne kadar çok da olsa ümitsiz olmamalıyız.Ümitsizlik şeytanın bir tuzağıdır. Bu tuzağa düşen şeytanın elinde maskara olur. Daha da günaha dalar.Allahtan uzaklaşır. Şeytanın istediği tam da budur zaten.İnsanları günahlara daldırmak,ümitsizliğe düşürerek onları tamamen esir almak. Cehennemde kendisine arkadaş kazanmak.

Günahlardan uzak durmaya çalışmakla beraber insan olmamız nedeniyle hatalar işleyebileceğimiz bilinciyle ne kadar çok günahımız da olsa her zaman ümit var olmalıyız. Allahın çok affedici, çok merhametli ve çok bağışlayıcı olduğunu unutmamalıyız. Hata yaptığımızda da hemen Allaha yönelip bağışlanma dilemeliyiz.Ümitsizliğe kapılmadan kendimizi düzeltip iyi insanlar olmaya gücümüz yettiğince gayret etmeliyiz. Kul olarak bize düşen görev budur.